Senaryo -30-

s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-30-

 

sinemada

 

 

film

 

29 | 28 | 27 | 26 | 25 | 24 | 23 | 22 | 21 | 20 | 19 | 18 | 17 | 16 | 15 | 14 | 13 | 11 | 12 | 10 | 9 | 8 | 7 | 6 | 5 | 4 | 3 | 2 | 1

 

 

YARIMCA. YAŞLI ADAM’IN EVİ. İÇ. AKŞAMA DOĞRU. SONBAHAR. (AYNI GÜN.)

Yaşlı Adam gözlüğü gözünde uyuyakalmıştır. Çizgi roman kucağına düşmüş… Dizlerindeki çocuk battaniyesi kaymış, yere sarkmakta.

Televizyonda, ültramodern bir film gösterilmektedir.

……….

Yaşlı Adam rüya görmektedir: öyküde adı geçen filmlere ilişkin görüntülerden oluşan ve öğeleri gitgide çoğalan bir kolaj… Kolajda, Potemkin Zırhlısı filminden görüntüler çoğunluktadır.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

Kararma.

 

“Birkaç ay sonra” yazısının görüntüsü.

YARIMCA. YAŞLI ADAM’IN EVİ. İÇ. AKŞAM. KIŞ.

Mutfaktan, salondan ve evin öteki bölümlerinden görüntüler.

Salondan pencerenin görüntüsü.

Salonda, konsolun hemen yanına konmuş ufakça ve eski bir ahşap masanın üzerine 16’lık “Eastman 25” projeksiyon makinesi yerleştirilmiştir; makinenin yanında, film kutuları ve film hazırlama/onarma araç-gereçleri… Üzerindeki orijinal etikette “ACÉTONE” yazan küçükçe bir plaştik şişe ile üzerindeki sonradan yapıştırıldığı belli olan etikette el yazısıyla “Aseton -yapıştırıcı-” yazan bir oje şişesi… Masanın sol önünde, pencerenin yanında bir iskemle…  Karşı duvarın önünde küçük boyutta seyyar bir sinema perdesi… Salonun bir başka tarafında, son model elektronik ses ve görüntü aygıtları vardır.

Salon penceresinden dışarının görüntüsü: Kar yağmaktadır. Kar taneleri, bahçedeki, yakın çevredeki aydınlatma lambalarının ışığında uçuşmaktadır. Kar, yerlerde, ağaçların dallarında, damlarda yeni yeni tutmaya başlamıştır.

Salonda, konsolun üzerindeki dijital saat/takvim, “21:38” ve “17 Şubat 2009”u göstermektedir. (Birçok olağan ve çarpıcı görüntü… Küçük şişenin çarpıcı görüntüsü. Evin sessizliğine, dışarıdan gelen hafif sokak sesleri karışmaktadır…)

Ortamın havasını destekleyen müzik…

……….

YAŞLI ADAM’IN EVİNİN ÖN BAHÇESİ. GECE.

Gece çökmüş, lapa lapa yağan kar iyiden iyiye tutmuştur.

Yaşlı Adam, çok dikkatli, yavaş ve düzensiz adımlarla, dengesini güçlükle sağlayarak evinin sokağında yürümekte, evine doğru gelmektedir. (Birçok olağan ve çarpıcı görüntü… Dışarı havasını tamamlayan sesler…)

Ortamın havasını destekleyen müzik…

……….

YAŞLI ADAM’IN EVİ. İÇ. GECE.

Yaşlı Adam evine gelmiş, mutfakta çay suyu koymaktadır.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

……….

Yaşlı Adam, mutfağın oturma bölümünde, kaloriferin yanında küçük bir koltukta oturmakta, bir yandan hava durumunu vermekte olan TV’yi izlerken bir yandan da taşınabilir telefonla konuşmaktadır.

Ortamın havasını destekleyen sesler ve müzik…

YAŞLI ADAM (ikna edici bir sesle): … Tamam Leylacım (Leylacığım), tamam güzelim… Elbette dikkat ediyorum… Ortalık zaten kış kıyamet… Bu havada nereye girecekmişim ki!?..                      

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (endişeli): Ben seni bilmez miyim!?.. Duramazsın… Bak beni seviyorsan …..

YAŞLI ADAM (ikna etmeye çalışarak): Yavrucum (yavrucuğum), beni dinler misin: (yerinden kalkarken) bırak beni oralardan kollamayı da keyfine bak. Çocukları da huzursuz ediyorsun…

……….

Yaşlı Adam yerinden kalkmıştır; kulağından uzaklaştırmış olduğu telefondan Yaşlı Kadın’ın pek anlaşılmayan sesleri gelmektedir. Yaşlı Adam, çok yavaş hareketlerle bir-iki adım atar, Yaşlı Kadın’ın duvardaki fotoğrafına bakar, yavaş adımlarla salona yönelir.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

……….

Yaşlı Adam, telefonu kulağına biraz yaklaştırmış, gittikçe artan bir sabırsızlıkla ses çıkarmadan Yaşlı Kadın’ı dinlemektedir; biraz sonra, elinde telefonla salona doğru yürümeye başlar; Yaşlı Kadın konuşmasını (sorularını) sürdürmektedir: telefondan, zor duyulan ve iyi anlaşılamayan “İlaçlarını alıyorsun, değil mi?/Aman üşütme./Düşüp şaşma./Sıcak sıcak evinde otur./Hayatım, dinliyorsun değil mi?” gibi sözlerle sürdürmekte, Yaşlı Adam da, telefonu ara sıra ağzına yaklaştırarak “Tabii…/ Merak etme./Elbette Leylacım./Çocuk muyum ben?/Leylacım merak etme.” gibi yanıtlar vermeye çalışmaktadır.

……….

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (sakinleşmiş gibidir): Peki hayatım, inandım inandım… (bir an susar, sonra da soluk almadan art arda sormaya başlar) Vaktini nasıl geçiriyorsun? Sıkılmıyorsun ya hayatım…

Ortamın havasını destekleyen müzik…

……….

Yaşlı Adam salona geçmiş, 16’lık makinenin yanına gelmiştir.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (konuşmasını sürdürmektedir): .. Gözlerin nasıl? İnat ettin, gelmedin benimle… Doğru dürüst bir muayeneden geçirtirdi Ece seni… Ha, az daha unutuyordum: Gül geliyor değil mi? Bulaşıkla, çamaşırla falan uğraşayım deme…

YAŞLI ADAM: Geliyor geliyor. … İki günde bir… … Yemek de yapıyor… (Eastman 25’e bakarak) Sıkılmıyorum. Gözlerim de, eh, idare ediyor işte… (elini Eastman 25’in üzerine koyar, bir anlık kararsızlıktan sonra) Benim on altılığı tamir ettim, …..

YAŞLI (hayretle): İlahi Sedat!… Allah iyiliğini versin!..

YAŞLI ADAM (şaşkın ve biraz da öfkelenmiş gibi): N’oldu ki!?.. Ne var bunda?!..

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (yakınırcasına): Kurtulamadın gitti şu huyundan… İlla ki eski şeylerle oynayacaksın… Vallahi çocuksun, çocuk!..

Yaşlı Adam yanıt vermez; “hay Allah” anlamında el ve yüz hareketleri yapmaktadır.

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (bir çocukla konuşur gibidir): Hâlâ büyümedin hayatım… Si di, si di (CD) diyip (deyip) duruyordun .. .. artık televizyonlardan kurtulacağım, diyordun… Duy da inanma!.. Huylu huyundan vazgeçer mi!?.. Şimdi bir yığın parayı boşuna mı saydın yani!? On altılıkmış…

YAŞLI ADAM: Yok canım, niye boşuna saymışım ki… Kullanıp duruyoruz ya işte…

 YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (tedirgindir) Yanında da bir sürü şey taşımışsındır içeriye… (bir an susar, sonra da yumuşak ve yalvaran bir sesle) N’olursun sokma o küflü şeyleri eve hayatım, ha?!..

YAŞLI ADAM (konuşurken bir yandan da bir çocuğu okşarcasına Eastman 25’i okşamaktadır): Tamam Leylacım (Leylacığım), sen Fransa’dan döndüğünde burda olmayacak o… Hiçbirini görmeyeceksin ortalıkta… Bahar gelsin, onlara depoda bir yer yapacağım. (masanın üzerinde film parçacıklarının arasında duran, üzerinde “Aseton -yapıştırıcı- ” etiketi olan oje şişesine uzanır)

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (sakinleşmiştir; sevecenlikle): Kıyamam sana… Kalsın kalsın… Yeni oyuncaklarının yanına koyarsın… (alayla) Koca dede ile toruncuklar yan yana… Yek de yakışırlar ya… … (bir an susar, birden konuyu değiştirir, suçluyormuş gibi şakayla) Hayatım, sen ufaklığı sormuyorsun hiç!?..

Yaşlı Adam, uzandığı oje şişesini alıp kapağını açar, kapağın ortasındaki küçük fırçayı bir-iki kez koklar, sonra da gözlüğünü çıkarıp şişeyi, içindeki şeyi görmek için yana eğerek gözüne yaklaştırır.

YAŞLI ADAM (suçlar gibi şakayla): Fırsat verdin de!?.. Peki, nasılmış benim küçük prensesim?!..

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (kırılmış gibi): Seni düşünende kabahat… (bir an susar) Sen onu kızına sorarsın artık…

YAŞLI ADAM (sevgiyle): Olur mu canım… Sen benim koruyucu meleğimsin… (bir-iki saniye susar) Hadi öyleyse, ver babaannesini de … …

YAŞLI KADIN’IN TELEFONDAKİ SESİ (sevgiyle yüklü bir sesle): Tamam hayatım… Öpüyoruuum. Ecee!.. Koş… Baban…

Yaşlı Adam sabırsızdır; mutfak tarafına doğru yürümeye başlar.

.………

Yaşlı Adam mutfağa geçmiş, kızı Ece’nin duvarlardaki, mutfak kitaplığındaki değişik yaşlarda çekilmiş fotoğraflarına bakmaktadır. İlerler, kızının torunu Ecem’in (5-6 aylık bir bebek) mutfak televizyonunun sehpasında duran fotoğrafını (bebek, fotoğrafta görülmeyen bir kadına ait olduğu belli olan iki elle kucaklanmış) alıp sevgi dolu bir gülümsemeyle bakmaya başlar.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

 ……….

Yaşlı Adam, telefon kulağında, Ecem’in fotoğrafı elinde, ağır hareketlerle mutfakta dolaşmaktadır.

Ortamın havasını destekleyen müzik…

ECE’NİN TELEFONDAKİ SESİ (heyecanlı, sevgi dolu): Merhaba baba!.. (hayal kırıklığı içinde) Gelmedin?!..

YAŞLI ADAM (avutmaya çalışır): Merhaba kızım!.. (bir an susar) İnşallah bahara… Söz… (salona doğru yürümeye başlar)

ECE’NİN TELEFONDAKİ SESİ (hasretle): Şimdi de kışı bahane ediyorsun yani…

YAŞLI ADAM (inandırıcı bir sesle): Yok canım… Siz izne baharda çıkacaksınız ya, dolu dolu birlikte oluruz o zaman… Daha iyi olmaz mı?  

ECE’NİN TELEFONDAKİ SESİ (hasret ve sevgiyle): Ama çok özledim… (bir an susar) Nasılsın baba? İyi misin? Sağlığın nasıl? Gözlerin?..

YAŞLI ADAM: İyiyim güzelim… Meraklanacak bir şey yok. Sizler nasılsınız? Ecemcim (Ecemciğim) nasıl? Büyümüştür haspam…

ECE’NİN TELEFONDAKİ SESİ (neşeli): Ah, sorma babacım (babacığım)… Annem diyor ki, gittikçe sana benzemeye başladı…

Yaşlı Adam salona gelmiştir.

YAŞLI ADAM (hasret dolu bir sesle ve sevgiyle): Tam sevilecek zamanı… (bir an susar) Çok özledim sizleri kızım…  Videoda hayallerinizle avunuyorum… Ha, unutmadan: yeni filmlerinizi bekliyorum… (susar, kızının  konuşmasını bekler; Ece ile Ecem’in birlikte görüldüğü duvardaki çerçeveli büyük boy fotoğrafa bakar)

………………………………

 

Geriye dönüş: Yaşlı Adam’ın Ece’ye ilişkin anımsamaları.

Önce hareketli sonra da hareketsiz görüntüler olmak üzere Sedat’ın, Ece’yi doğduğu gün heşirenin kucağında ilk görüşü; doğumevinde geçen olaylar: Sedat’ın, kendisini film yönetmeni sanan stajyer hemşirelere yaptığı şakalar (kızları Leyla’nın odasında sıraya dizip eteklerini dizlerinin üç-dört parmak yukarısına çektirerek “yıldız adayı” seçiyor numarası yapması ve sonra da işin doğrusunu açıklaması, Leyla’nın bu oyuna katılarak gülmesi vs.) Sedat ile Leyla’nın birlikte Ece’ye Sümerbank’tan çocuk battaniyesi alışları; Sedat’ın, değişik yıllarda evde Eastman 25’le Ece’ye film oynatışı, ona film makinesinin çalıştırılmasını öğretişi; Sedat’ın, on beş yaşlarına gelmiş olan Ece’ye çerçeve içerisindeki bozuk paralarını gösterişi; Sedat’ın, değişik yaşlarda ve değişik yerlerde Ece’nin ve ailesinin fotoğraflarını çekişi; Ece’nin nikâhı, düğünü, Fransa’ya yolcu edilişi; Sedat’ın, değişik zamanlarda Fransa’da Ece’nin evindeki misafirlik günleri, Eyfel Kulesi’nde fotoğraf çekişleri; Ece’nin anne olmaları, oğlunu evlendirişi, Ecem’in doğuşu vb.

Sedat, dört yaşındaki Ece’yi kucağına almış, bir sinemada makine dairesinin penceresinden baktırmaktadır. Çocuğun gözlerinden, perdede oynayan bir çizgi filmin görüntüleri.

Bu görüntüler bir süre sonra donar.

Ortamın havasını destekleyen sesler ve müzik…

………………………………

 (s ü r e c e k)

 

   
 

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

 

 

film

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29

 

Sinema sayfaları topluca şurada: Sinema

 

etkt

 

Yarımca 16 mm’lik para yüz para 5 kuruşluk 10 kuruşluk gümüş 25’lik Para Müzesi  

 

kısa ara çizgisi 

 

Güncel: Benim Oyum da … Bütün Mesele…Anayasa Değişikliği Paketi’nin DiliAnayasa: Temel KuruluşHalkoylaması Nedir Ne Değildir?

 

Açıklama: Sayfaların altında ‘Benzer Yazılar’ başlığıyla verilen bağlantılar, sistemin, o sayfada yer alan metinde geçen sözcükler bakımından kurduğu sayımlamalı bağa dayanmaktadır.

 

Öneri: Duyurular sayfamıza da uğrayınız.

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.