Senaryo -26-

s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-26-

 

Sinemada bekleyiş

 

Film... Boşlukları doldurmak izleyicisine kalmış bir şey.

 

25 | 24 | 23 | 22 | 21 | 20 | 19 | 18 | 17 | 16 | 15 | 14 | 13 | 11 | 12 | 10 | 9 | 8 | 7 | 6 | 5 | 4 | 3 | 2 | 1

 

 

SAKARYA SİNEMASI’NIN DIŞI.  AKŞAM. (AYNI GÜN.)

Büyük bir kalabalık… Gişenin önünde birikmiş insanlar. Bir sinema görevlisi düzeni sağlamaya çalışmaktadır. Çocuklar koşuşturmakta… Havayı tamamlayan sesler… Sinemadan çevreye günün sevilen bir müzik parçası yayılmaktadır.

Sedat kapı ağzında çevreyi kollamakta, gözlerini kısarak ilerilere doğru bakmaktadır.

……….

Yolun ilerisinden Sinema’ya doğru gelmekte olan kalabalığın arasında Sedat’ın ailesi de vardır.

……….

Sedat, birden gelmekte olan annesi, ablaları ve kardeşlerini görür ve onlara doğru koşmaya başlar.

……….

Hacı sinema kapısında görülür, dikkatli dikkatli etrafı seyre koyulur.

……….

Hacı koşmakta olan Sedat’ı görmüştür; ne olduğunu anlamaya çalışır.

……….

Hacı, Sinema’nın önünde Sedat’ın ailesiyle sohbet etmekte, onlara, çocuğu göstererek bir şeyler söylemektedir.

……….

Sedat, büyük bir sevinç içindedir; ev sahibi edasıyla hareket etmekte, annesi ile ablalarına Sinema’ya dair bir şeyler göstermekte, bir şeyler anlatmaktadır.

……….

Sedat’ın annesi, çantasından para çıkarmaya çalışarak gişeye doğru yönelecek olur; Sedat, annesine bir şeyler söyleyerek ailesini sinema kapısına yöneltir. Sedat’ın annesi tedirgin adımlarla sıkılgan bir şekilde kapıya yönelir; çocukları onu izlerler.

……….

Sedat ve ailesi hep birlikte içeriye girmektedirler.

……….

Sinema’da büyük bir kalabalık vardır. Bazı sandalyeler üzerlerine türlü eşyalar konarak ayrılmıştır. Arkadaki masalarda oturanlar çay vb. şeyler içmektedirler.

Koşuşan çocuklar, birbiriyle selamlaşan, hal hatır soran insanlar, birbirine seslenenler, birilerini arayan gözlerle çevreyi tarayanlar… Kapı ağzında birilerini bekleyenler. (Birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü.) Havayı tamamlayan sesler ve müzik…  

Kararma.

SAKARYA SİNEMASI’NIN İÇİ.  AKŞAM. (GÜN VE ZAMANIN DEVAMI.)

Perdede film oynamaktadır. Film izleyenlerin, görevlilerin görüntüleri; sinema havasını destekleyen görüntü ve sesler…

……….

Perdede “5 dakika istirahat” yazısı görülür. Işıklar yanar, seyircilerde hareketlenme.

……….

Sedat, sinemanın ortalarından arkaya doğru gelmektedir.

……….

HACI (kesin bir dille): Sen daha çocuksun yeğenim; burada sana göre iş yok. Hem baban müsade (“a”yı uzarak) ( müsaade) eder mi? Etmez… Dünyada etmez.

SEDAT (yalvarır gibi): Ama sen dedindi…

HACI (merakla): Ne dedimdi ki?

SEDAT: Benim çırağımsın, dedindi ya…

HACI (şaşırmış gibi): Dedim mi?

SEDAT (başını sallar): Hıı. Dedin.

HACI: İyi bok yemişim… Bir laf etmişim işte… (düşünür) İskemle taşıdın diye dediydim ben. … Yoksa, …

SEDAT (sandalyeleri göstererek atılır): Ben de iskemle düzeltirim.

HACI (gönülsüz): Babana söyle, müsade al, düzelt. Beni karıştırmak yok ama. Sen istiyorsun iskemle düzeltmeyi… Ben değil.

SEDAT (çok sevinçli): Para istemem. (bir an sustuktan sonra) Sinemaya alırsın…

HACI: Hele bir müsade al da… … Düşünürüz. … Zekâi Bey’e sormam lazım bir defa… Bakalım “he” der mi? Benim bildiğim zor; demez.

SEDAT (umutla): Ama o beni sevdiydi… … 

Hacı susmaktadır.

SEDAT (tedirgin): Sevdiydi, değil mi?

HACI (düşünceli): He, sevdiydi tabi (“a”yı uzarak) (tabii). … Tamam yeğenim tamam, izin alacağım…

SEDAT: Kardeşlerim?

HACI: N’olmuş onlara?

SEDAT: Onları da getiririm.

HACI: Getiiir… Elini tutan mı var? Müsade olduktan kelli istersen … (sözünü tamamlamaz, başını bir yana eğerek) Töööbe (tövbe) yarabbi (ya Rabbim)

SEDAT: Getiririm, ama onları da sinemaya alırsın…

HACI (sinirlenmiş gibi yapar): İyi be… Daha?!.. (biraz düşünür) Alırız alırız… (bir-iki saniye susup kendi kendine söylenmeye başlar) Ulan, şu işe bak be… Oturmuş, bacak kadar veletle pazarlık yapıyoruz… Bir işiten olsa kıçıynan (kıçıyla) güler be.. Ulan Hacı, kabahat sende…

Sedat, soran gözlerle Hacı’yı dinlemektedir.

HACI (Sedat’a bakar, gülümsemeye başlar; çocuğun başını okşayarak): Tamam aslanım tamam. Kardeşlerini de getir, iskemleleri düzeltin, ben de akşamları sinemaya aldırayım sizi.

SEDAT (sevinmiştir, ama çekinerek): Okula giderken sabahları gelemeyiz; o zaman …

HACI (Sedat’ın sözünü keser): O zamanı (zaman) da beleş sinemaya paydos!..

SEDAT (açıklamaya çalışır): Yok, Hacı Amca, o zaman öğleden sonra geliriz… Önlüklerimizi çıkarırız, geliriz…

HACI: Tamam tamam…

Sedat, sevinç içinde hızla annesinden yana koşmaya başlar.

HACI (şaşırmış): Nereye lan?

SEDAT (koşmasını sürdürerek): İzin …

HACI: Anandan olmaz!.. Müsadeyi babandan alacaksın!..

SEDAT (durur): Annem alacak.

HACI (şaşkınlığı artmıştır): Kendin niye söylemiyorsun babana? Korkuyorsun, değil mi?

SEDAT: Yok; ben hep anneme söylerim.

HACI (anlamamış): Ne halin varsa gör… Ama ben babandan imzalı kâat (kâğıt) isterim.

Sedat döner, annesine doğru koşmaya başlar.     

……….

(s ü r e c e k)

 

 

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

 

Film... Boşlukları doldurmak izleyicisine kalmış bir şey.

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25

 

Sinema sayfaları topluca şurada: Sinema

 

etkt

 

 yazlık sinema

 

kısa ara çizgisi 

 

Güncel: Kütüphaneler Haftası Deyince...Anayasa Değişikliği Paketi’nin DiliAnayasa: Temel KuruluşHalkoylaması Nedir Ne Değildir?

 

Açıklama: Sayfaların altında ‘Benzer Yazılar’ başlığıyla verilen bağlantılar, sistemin, o sayfada yer alan metinde geçen sözcükler bakımından kurduğu sayımlamalı bağa dayanmaktadır.

 

Bir öneri: Duyurular sayfamıza da uğrayınız.

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.