Senaryo -24-

s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-24-

 

sinemada

 

 

f i l m

 

23 | 22 | 21 | 20 | 19 | 18 | 17 | 16 | 15 | 14 | 13 | 11 | 12 | 10 | 9 | 8 | 7 | 6 | 5 | 4 | 3 | 2 | 1

 

Vakit ilerlemiştir. Sinemanın çalışanları, bir şey bekler durumda orada burada oturmaktadırlar. Hacı, sinemanın arkasında yeni yapılmış olan büfenin gerisinde oyalanmakta, bir yandan da, camlı tezgâhın yan tarafında eğilmiş büfenin içine bakan Sedat’la  konuşmaktadır. Makinist, makine dairesine çıkmaktadır. Tam bu sırada, dışarıdan gittikçe yaklaşan bir kamyonun sesi duyulmaya başlar.

MAKİNİST (bir an için dışarıdan gelen kamyon sesine kulak kabartır, ardından sevinçle Hacı’ya seslenir): Usta! İskemleler geldi!.. (basamakları ikişer üçer atlayarak merdivenlerden iner, dışarıya doğru hızlı adımlarla yürümeye başlar) 

Sinema çalışanları dışarıya doğru koştururlar.

Hacı, rahatlamış bir yüzle ve ağır adımlarla kapıya doğru gitmektedir.

……….

Sinema çalışanları ellerinde sandalyelerle içeriye girmeye başlamışlardır. Hacı, adamlarına eliyle, sandalyeleri girişin hemen sağına, perdenin ön tarafına koymalarını işaret eder. Getirdikleri sandalyeleri bırakanlar yeniden dışarıya çıkmaktadır.

SAKARYA SİNEMASI’NIN ÖNÜ. 

Sinemanın önüne Ford marka bir kamyon yanaşmış, sinema çalışanları ve kamyoncu, kamyondaki sandalyeleri elbirliğiyle içeriye taşımaktadırlar.

Sedat, sinemanın kapısının önünde belirir; kısa bir süre sandalye taşıyanları izler; ardından gidip Şeyh Ahmet afişinine bakmaya başlar, sonra da sandalye taşıyanların arasından geçip kamyonun yanına gider.

SEDAT (çekinerek sandalyeleri kamyonun üzerinden aşağıdakilere vermekte olan sinema çalışanına seslenir): Yaşar Abi, bana da ver!

YAŞAR (eliyle “git” işareti yaparak): Git işine aslanım… Sen yazını yaz; nene (neyine) lazım sandalya (sandalye) taşımak!? Akşam akşam laf söyleteceksin bana… Hacı Abi’den azar işitecek hâlim yok benim… Ayak altında da dolanma! Kafana çarparlarsa resim mesim de yapamazsın artık…

Sedat birkaç adım geriye çekilir; üzülmüş bir hâli vardır.

……….

Sinemanın bir çalışanı, üst üste yığarak taşıdığı sandalyelerden üçünü yere düşürür. Sedat hemen ileriye atılıp ikisi kucaklayıp taşımaya başlar. Bu sırada Hacı sinemanın önünde belirir, taşıma işini seyretmeye başlar. Sedat, iki elinde birer sandalye, zorlanarak kapıya doğru ilerlemeye çalışmaktadır.

HACI (Sedat’ı görmüştür, telaşla): Göbeğin düşecek oğlum!.. Teker teker götür. (bir an susar) Annenler seni aramasın?..  (Sinema çalışanlarına:) Ulan, kim verdi bu çocuğa bu meretleri!?

YAŞAR (çekinenerek): Valla (vallahi) ben vermedim abi… Yere düşenlerde almış…

HACI (Sedat’a yönelir): Ha? Annenler aramaz mı seni, dedim…

SEDAT (kendisinden emin): Aramazlar. (konuşmak için dura dura sandalyeleri taşımayı sürdürmektedir) Annem biliyor. Akşam sinemaya o da gelecek.

Sinema çalışanları, bir yandan işlerini yaparken bir yandan da Hacı ile Sedat’ın konuşmalarını gülümseyerek izlemekte, Hacı’ya belli etmeden çocukla işaretleşmektedirler.

HACI (sesini yükseltir): Ne laf anlamaz adamsın yahu! Tek tek götürsene şunları… … Baban?

SEDAT (işini sürdürürken “bilmem” anlamında bir hareket yapar): Ben taşırım… Bir şey olmaz… 

HACI (başını iki yana sallayarak ve Sedat’ın arkasından bağırarak hızla yürümeye başlar, çocuğu kapıda yakalayıp durdurur): Ulan kerhaneci, akşam akşam başımıza iş açacaksın!.. (sandalyenin birini çocuğun elinden alır) Tek tek götür şunları demedim mi sana!? (sandalyeyi tepesinden tutup yerde çekerek) İşte böyle, sürükle git!..

SEDAT (güler): Yerleri çizer!..

HACI (düşünür): Tamam… Anladık. Kapıya kadar götür sen de… Ama teker teker!..

Sedat, sandalyeleri Hacı’nın dediği gibi, ancak her iki elinde birer tane olmak üzere taşımaya başlar.

HACI ( Sedat’ın arkasından kızgın bir sesle bağırarak): Ulan sana tek tek götür demedim mi?

Sedat, bu uyarıya canı sıkılmış biçimde sandalyenin birini sertçe yere bırakıp ötekinin Hacı’nın dediği gibi taşımaya başlar.

Hacı Sedat’ı belli belirsiz bir gülümsemeyle izlemektedir.

HACI (kendi kendine): Ne çocuk yavu (yahu)!..

Görüntüleri destekleyen sesler… Hoparlörden gelen müzik yükselir, öbür sesler duyulmaz olur.

Kararma.

(s ü r e c e k)

 

 

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

 

f i l m

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23

 

Sinema sayfaları topluca şurada: Sinema

 

e t k t l r

 

Ford kamyon sandalye Şeyh Ahmet yazlık sinema

 

kısa ara çizgisi 

 

Güncel: Kütüphaneler Haftası Deyince...Anayasa Değişikliği Paketi’nin DiliAnayasa: Temel KuruluşHalkoylaması Nedir Ne Değildir?

 

Açıklama: Sayfaların altında ‘Benzer Yazılar’ başlığıyla verilen bağlantılar, sistemin, o sayfada yer alan metinde geçen sözcükler bakımından kurduğu sayımlamalı bağa dayanmaktadır.

 

Bir öneri: Duyurular sayfamıza da uğrayınız.

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.