Senaryo -6-

s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-6-  

 

İlk bölüm için tıklayınız.

 

 Sinemada bekleyiş

 

Yer ve güne dönüş.

ANLATICI (biraz düşünür, sonra, dilekte bulunurcasına) Bak abi, ne diyeceğim (Yaşlı Adam merakla bakar): senin bu sinemacılık anılarını yazsak…

YAŞLI ADAM (beklemediği bir şey duyup şaşırmıştır): Bilmem ki!?

ANLATICI: Yani?..

YAŞLI ADAM (gözleri dalar: düşünmektedir; bu durumdan hemen sıyrılır: Anlatıcı’yı gücendirmekten çekinmektedir): Sinemacılık anıları…(susar)

ANLATICI (olumsuz yanıt alma kaygısıyla merakla): Sustun Abi!?.. 

YAŞLI ADAM (diyeceği sözü toparlamış olmanın rahatlığıyla): Sinemanın Türkiye’ye ilk geldiği zamanki durumları bugünkü nesil bilmez ki…

ANLATICI (biraz rahatlamıştır): İyi ya… Öğrenirler işte…

YAŞLI ADAM (o eski günleri yaşarcasına): Doğru… (yine gözleri dalar) O günlerin kendine göre çok büyük bir zevki, çok büyük bir heyecanı vardı… Anlatması zor…

ANLATICI (rahatlamıştır): Bak abi: sinema bugün yine geçer akçe… Baksana, yeni yeni salonlar açılıyor, … (sözünü tamamlayamaz)

YAŞLI ADAM (Anlatıcı daha sözünü tamamlamadan beğenmezlikle): Eski tadı vermiyor ki… Merak edip gittim. Güzelim salonun içine etmişler… İçim sıkıldıydı. Film de sarmadıydı zaten… Abidik gubidik şeyler… Arada zor attım kendimi dışarıya…   

ANLATICI (inandırıcı bir dille): Tamam da abicim (ağabeyciğim), televizyonlarda doğru dürüst sinema programları yok mu? Geçenlerde sen söylüyordun… E, sinema öğrenimi gören birçok genç var… Festivaller, gösteriler, şu bu… Daha sayayım mı? Yayınlar… 

YAŞLI ADAM (kararsız): Anlıyorum. Ama işte, … (susar)

ANLATICI: Devir değişiyor Sedat Abi… Kabul edeceğiz artık. Ama, sinema ölmez… Merak etme. En azından biz görmeyiz… (eliyle çok kısa dairesel bir hareket yaparak alaylı bir gülüseme ve ses tonuyla) Bizden sonrası tufan!.. (bir an için susar, sonra ikna etmek üzere) Sadece devir değişiyor. Senin anlatacaklarını dinleyecek çok insan bulunur…

YAŞLI ADAM (hâlâ kararsızdır; birkaç saniye suskun kalır): İyi de Fikret, … (yine susar) 

ANLATICI (kaygılı): Ne demek “iyi de”? (yanıt alamaz; birkaç saniye bekler, sonra belli belirsiz bir alınganlıkla): Anladım… (bir anlık suskunluktan sonra) Sen bana güvenmiyorsun!?..

YAŞLI ADAM (duyduğu sözlere şaşırır; kesin bir dille): Yok canııım, olur mu öyle şey?!.. Ne demek “sen bana güvenmiyorsun”!?.. Bir yığın mahrem şeyimi anlattım sana. Güvenmiyor olsam …..

ANLATICI (yine de kaygılıdır): Öyle değil canım, (bir an susar) yazamam diye korkuyorsun… Değil mi?!..

YAŞLI ADAM (içtenlikle): Amma da yaptın!.. Bilmiyor muyum seni?.. Bayılıyorum valla yazdıklarına…

ANLATICI (rahatlamıştır ama yine de kaygı ve merakla): E peki?!..

YAŞLI ADAM (sıkılarak): Hadi, millet alaka gösterir, diyelim; zaman?.. Anlatacak çook şey var… Hele ki Büyük Sinema… Bunları nasıl şey ederiz ki?!… Toparlarız ki?!.. Sinema dedin mi, çok mühim şeydi Ankara’da…

ANLATICI (iyice rahatlamıştır): Çok kolay sevgili abicim… Sana benim teyplerden birini veririm, anlatırsın… Sıra mıra fark etmez… Laf nasıl giderse… Ben sıraya koyarım. Düzgün anlatacağım diye zorlanmana gerek yok yani.

YAŞLI ADAM (belli bir hevesle): Hadi bakalım…   

ANLATICI (çok sevinir): Yaşa Sedat Abi!.. (bir an için susar) Yarın kaçıncıyla gidiyorsun? Teybi getireyim.

Yaşlı Adam heyecanlı ve düşüncelidir. (Birçok çarpıcı görüntü.)

Kararma.

(s ü r e c e k)

 

Önceki bölümler için tıklayınız: | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 |

 Bölümler için tıklayınız:

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.