Görülen Lüzum Üzerine

Bir Yurttaş Tepkisi

 

 

Devletliler, gerekçe bulamadıkları bir yetki mi kullandılar, ona, ‘görülen lüzum üzerine’ diye açıklama olmayan bir ‘açıklama’ yapıştırırlar. Benimkisi hiç öyle değil, ortada ‘mucip sebep’ var. Baksanıza, tepelerdeki muhteremler kavga dövüş gidiyor ve bu durum bana zarar veriyor.

 

Bir yıl önce de memlekette ‘havalar’ iyice sertleşmişti… O günlerde yurttaş olarak buna tepkimi ”Niye?!...diyerek dile getirmeye çalışmıştım. Bugünkü durum karşısında da, seçmen olma hakkımdan gelen güce dayanarak bir kere daha sormaya lüzum görüyorum: Niye?!

 

Kavgalaşmak, siyaset ‘mesleği’nde taraflara çıkar sağlayabilir. Aslında bu kavgalar çoğu zaman yapay kavgalardır da… Ve olan yurttaşa olur: partizanlık, insanları, ‘benim babam senin babanı döver’ düzeyine düşürür… Ama ben, dedim ya, bu durumdan zarar görüyorum. Hem ruhsal olarak hem de maddi olarak… Bir yandan ruh sağlığım elden gidecek, toplumsal ilişkilerim bozulacak diye kaygılanıyorum, bir yandan da memleketimin zamanının, gücünün, parasının boşa gittiğine hayıflanıyorum.  

 

‘Kavga’ sözcüğünün nereden geldiğini, bu eylemin türlerini ve ruhbilimsel açıklamasını falan bir yana bırakıp o bir yıl önceki yazımın son üç bölümcesini alayım buraya:

 

İletişim olanakları günün her ânında evlerimize türlü türlü kavgalar taşıyor… Basın-yayın, izlenilirlik uğruna bir yandan kavgaları körüklüyor, bir yandan haber diye neredeyse hep bunları kovalıyor; bu da yetmiyor onlara, masum bir yemek yarışmasını bile düzmece kavgalarla salçalatıyor…

 

İster istemez millet hepten kavgacı oldu çıktı; zaten ayranı kabarmış, çatacak yer aramakta, kavgalarla boşalıyor işte… Kavgadan beslenen bir toplum olup çıktık. Atalarımız boşuna dememiş, itle yatan bitle kalkar, diye!

 

Ve böylece, ülke siyaseti de tutturduğu çizgiyi günden güne derinleştirerek yürüyüp gidiyor… Bu arada, kavganın yakıtı öfke de, ‘etkili söz söyleme sanatı’ payesine ulaşıyor.”

 

 

Evet, memleketi saran kavgalardan, özellikle de tepedeki kavgalardan rahatsızım. Habercilerin de işin üstüne üstüne gitmesinden… İnsanın her Allah’ın günü kavgalara tanık olması hiç hoş değil…

 

Kavga (Querelle) filminden bir sahne.

‘Kavga (Querelle)’ filminden bir sahne.

 

Kimilerine seyirlik bir oyun gibi gelse de, toplumun ruh sağlığını bozması işten bile değil bu durumun.  Öncelikle basın-yayının izlenilirlik uğruna kavgaları körüklemekten, bu densizlikleri evlerimize taşımaktan vazgeçmesi gerekmez mi? Hem böylece birileri de ‘kahramanlık’ sergilemekten vazgeçer.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 10 Şubat 2010

 

© 2010 İK

 

Açıklama: Sayfaların altında ‘Benzer Yazılar’ başlığıyla verilen bağlantılar, sistemin, o sayfada yer alan metinde geçen sözcükler bakımından kurduğu sayımlamalı bağa dayanmaktadır.

Bir öneri: Duyurular sayfamıza da uğrayınız.

Bir şey daha: Senaryo’ya göz attınız mı?  

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.