Senaryo -3-

s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-3-

 

İlk bölüm için tıklayınız.

 

Sinemada

 

 

BOSTANCI TREN İSTASONU. DIŞ. 

Yolcular peronda tren beklemektedir. Karşı yolda Haydarpaşa yönüne bir uzunyol treni hareket etmektedir. Solda, ilerideki tren yolu dönemeci yönünden tren düdüğü sesi gelir. Tren düdüğünün duyulmasıyla birlikte yolcularda belirgin bir devinme. Tren görünür (bu, Haydarpaşa’dan kalkan 17:53 trenidir). Trenin duruşu. Birkaç inen yolcu: trene bineceklerin kapılara saldırmasıyla güçlükle inmekteler; inenler-binenler arasında itişip kakışmalar, el-kol hareketleri… (Trene binenler arasında Anlatıcı’nın önceki görünüşüyle görüntüleri. İstasyon havasını tamamlayan sesler; genel görüntüler, çarpıcı görüntüler.)

 

AYNI TREN. İÇ.

Loş bir vagon. Vagonun ışıkları yanmış; yanmayan ampuller var; kimi duylar boş. Pencereler yoğun biçimde buğulu. Kimi pencerelerde buğular gelişigüzel silinmiş; parmakla çizilmiş tek tük şekiller görülüyor. (Genel/yarı genel/ayrıntılı görüntüler… Tren havasını tamamlayan sesler.)

Yolcuların, sabah trenindeki yolculardan çok değişik olduğu bir bakışta anlaşılmaktadır: orta halli insanlar; giyimleri düzenli, bakımlı kadınlar; her yaştan pahalı ve güzel giysili türbanlı kadınlar, emekliler; her yaştan iyi giyimli insanlar… (Genel/yarı genel/ayrıntılı/çarpıcı görüntüler…)

……….

Anlatıcı, elinde çantası, oturacak yerlerin arasındaki yoldan çevresine bakınarak trenin gidiş yönünde ilerlemekte, kendisine uygun bir yer aramaktadır (Anlatıcı’nın gözüyle görüntüler).

……….

Yaşlı Adam okumasına ara verir, gözlüğünü takar, sağındaki pencerenin buğusunu dışarıya bakacak büyüklükte eliyle şöyle bir siler, nerede olduklarını anlamak üzere yüzünü cama yaklaştırıp çevreyi kolaçan eder. Tam bu sırada, Anlatıcı, Yaşlı Adam’ın oturduğu yerin hemen solundaki koltuğun yanına gelmiştir. Ancak Anlatıcı, sağda pencere yanında arkası dönük olarak dışarıya bakmakta olan Yaşlı Adam’ı görmez; ilerlemesini sürdürür, bölme kapısını açıp çıkmak üzeredir.

YAŞLI ADAM (başını  öne çevirir, birden Anlatıcı’yı görüp ardından seslenir): Fikret!..

ANLATICI (döner, sevinçle): Burada mısın abi? Merhaba… Geç kalmışsın!?..

YAŞLI ADAM (oturduğu üç kişilik yerde solundaki boş yeri göstererek): Gel… Boş burası. Merhaba. Gerçi sen sağ başta oturmak istersin ama…

Bu sırada yanlarına bir gezici Milli Piyango satıcısı yaklaşmaktadır (seksen yaşlarında, orta boylu, zayıf); piyangocu ile Anlatıcı el ve baş hareketiyle selamlaşır. 

ANLATICI (Yaşlı Adam’ın, onun için geç sayılacak bu saate kalmış olmasına biraz şaşırmıştır; geçip otururken): Fark etmez abi, sen varsın ya… Eee… Nasılsın? (öyle olmadığını bile bile şaka yollu) Dinlenmişe benziyorsun (!)…

YAŞLI ADAM (mimikleriyle destekleyerek): Ne gezer… Aslında bugün gitmeyecektim ama… İşte…

Piyangocu gelir, elindeki bilet destesini Anlatıcı’ya doğru uzatır. (Davranışlarından, Anlatıcı’yla tanış oldukları anlaşılmakta.)  Anlatıcı, bu durumu görmezden gelmekte, bir yandan da gülümsemektedir. Piyangocu bu kez biletleri, başı Yaşlı Adam’a dönük olarak onunla konuşmakta olan Anlatıcı’nın ensesine, kulağına, başına değdirir. Bu duruma çevreden gülümsemeler…

PİYANGOCU (biletleri Anlatıcı’nın yüzüne değecek biçimde sallayarak): Size de çıkabilir efendim…

ANLATICI (aldırmazlıkla Yaşlı Adam’la konuşmasını sürdürür): Bugün 16:37’yle dönecektim ama olmadı. (Piyangocu’ya) Kaç taksitle veriyorsun? (Yaşlı Adam’a döner) Aslında Bostancı’da yakalardım ya…

PİYANGOCU (uzaklaşırken alaycı biçimde): Tamamı peşin on taksit!..  

ANLATICI (Piyangocu’ya dönerek ciddi bir sesle): On iki taksit yapan var n’aber!.. Sıfır peşinatla… Hem de garantili… (tekrar Yaşlı Adam’a yönelir; bir yandan çantasını açmaya çalışırken konuşmasını sürdürür) Yer bulunmuyor oradan binince abi…

PİYANGOCU (biraz uzaklaşmış, ortaya seslenmektedir): Milli  Piyango!.. Yılbaşı çekilişi… Nimet Abla’nın bunlar!..

ANLATICI (sözlerini sürdürmektedir): … Salı, cuma günleri Söğütlü’den bile tehlikeli… Ayakta kalırsın… (bir an duraklar) İyi ki buna kalmışım… (kısa bir suskunluktan sonra çantasını açıp birtakım kâğıtlar çıkarırken) Bak abi, sana ne göstereceğim (kâğıtları işaret eder)

Kontrolör gelir, Yaşlı Adam ve Anlatıcı’yla selamlaşır. Yaşlı Adam biletini, Anlatıcı pasosunu gösterir.

KONTROLÖR (Yaşlı Adam’a): Nasılsın abim? ( Anlatıcı’ya:) Sen nasılsın hocam?

YAŞLI ADAM: Allahım’a bin şükür… İyiyim. Sen nasılsın?

ANLATICI: Sağ ol… (Yaşlı Adam’ı işaret ederek Kontrolör'e şakalı:) Şu trenleri bir adam etsen, abimiz daha iyi olacak…

KONTROLÖR: O bizi aşar hocam… (Yaşlı Adam’a:) N’olsun… Uğraşıyoruz işte… (her iki yolcuya:) İyi yolculuklar… (Yaşlı Adam’a:) Kendine iyi bak abim…

YAŞLI ADAM: Eyvallah…

ANLATICI: Teşekküüür. Hayırlı işler…

Kontrolör oradan ayrılıp işini sürdürmeye başlar.

KONTROLÖR: Evet… Biletler, pasolar…

ANLATICI (gözlüğünü çıkarıp sol elinde tutarak kucağındaki çantasının üzerine koyduğu kâğıtlara eğilir [miyop]): Bak Sedat Abi, ben ne yaptım?

YAŞLI ADAM (merakla): Nedir?

ANLATICI: Hani, sinema şeylerin var ya .. anlattıkların… Aklımda kalanları yazdım. Yani, not şeklinde…

YAŞLI ADAM: Bakıyım (bakayım)… (ilgiyle ve artan merakla elini kâğıtlara uzatır; Anlatıcı Yaşlı Adam’a onları verir; Yaşlı Adam ipli gözlüklerini göğsüne bırakır, aldığı kâğıtlara eğilir, okumaya başlar)

ANLATICI (gözlüğünü takıp belli belirsiz bir gülümsemeyle Yaşlı Adam’ı izlemeye koyulur): Bozuk cümleler olabilir… İmla hataları falan da… Aceleyle, gözden geçirmeden yazdırdım…

YAŞLI ADAM (okumasını sürdürür): Olsun, ben anlarım.

Yaşlı Adam’ın okuduğu şeye ilgisinin gittikçe arttığı anlaşılmaktadır; yüzünde belirli bir memnunluk ifadesi. Anlatıcı, merakla Yaşlı Adam’ın tepkilerini gözlemlemektedir. (Anlatıcı ile Yaşlı Adam’ın çarpıcı görüntüleri…)

……….

Trenin durup kalkması. İnenler binenler… (içten/dışarıdan görüntüler.)

……….

YAŞLI ADAM (okumasına ara vermiştir): Madam Marika’nın pastanesi Yeni Sinema’da değildi, Büyük Sinema’daydı. Büyük Pastane… Anlatamam Fikretl… Çok nefis şeyler bulunurdu orada… Madam… Madam Marika Larissa… Beyaz Rus’tu. Benzerine rastlanamaz bir hanımdı…

………………………………

(s ü r e c e k)

 

İlk bölüm için tıklayınız.

2. bölüm için tıklayınız.

 

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

 

Bölümler için tıklayınız:

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.