Senaryo -2-

 s e n a r y o

ya da bir sevdayı resmetmek

 

bir anlatı denemesi

 

 

inal karagözoğlu

 

 

-2-

 

İlk bölüm için tıklayınız.

 

Sinemada

 

İZMİT-HAYDARPAŞA TREN HATTI. TREN. İÇ. SABAHIN ERKEN SAATLERİ. KIŞ.

2000 yılı. Kalabalık bir vagon. Pencereler yarı buğulu. Eşya koyma yerleri, pencere altlarındaki masacıklar, karşılıklı oturma yerleri arasındaki masalar gelişigüzel konmuş eşyalarla dolu… (Genel görüntüler. Tren havasını destekleyen sesler.) İnsanların giyimlerinden ve büzüşmüş durumlarından trenin soğuk olduğu anlaşılmakta. Yer bulamamış, ayakta kalmış insanlar… Uykusunu alamamış insanlar… Büyük çoğunluğu, İstanbul’un sanayi bölgelerindeki işletmelere giden genç, orta yaşlı vasıfsız işçiler… Giyimleri gösterişsiz; kimisi yoksul giyimli. Yorgun, bezgin, üzüntülü, acılı yüzler… Tıraşı gelmiş yüzler… Karanlık yüzler… Boş boş bakan gözler… Uyuklayanlar… Kestirmeye çalışanlar… Gazete okuyanlar… Cep telefonlarıyla bir şeyler yapanlar… At yarışı, Spor Toto vb. kuponları doldurmaya çalışanlar… Bulmaca çözenler… Alçak sesle sohbet edenler… (Birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü). Arada bir yüksek perdeden konuşma ve gülme/gülüşme sesleri. Bu seslere olumsuz tepkiler.

Yolcular arasında öğrenciler, o gün için bir yerlere giden -çoğu küçük yerleşim yerlerinden- insanlar da var: genç-yaşlı erkekler, kadınlar, özentili giyimli genç kızlar, çocuklar, çekingen davranışlı yeniyetme kızlar. Kadın ve kızların pek azının başı açık. Her yaştan türbanlı kadınlar. Bu insanların da çoğu, bezgin, üzgün ve yorgun görünüşlü.

Ders çalışan öğrenciler… (Birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü).

Gazetelerden görüntüler: bol fotoğraflı futbol haberleri, arka sayfa güzelleri…

 ……….

Yolcuların çarpıcı görüntüleri: ayaktaki yolcuların sürekli devingenliği, birilerine yer verenler, inmeye hazırlananlar, yer kapmaya çalışanlar… Oturanlara belli belirsiz bir öfke ve/ya da hasetle bakanlar…

……….

Vagon aralarında sigara içenler…

Bir adam, vagon arasından vagonun oturma bölümüne açık olan ara kapıdan sigara dumanı gelmesine sinirlenerek kalkıp kapıyı sert biçimde kapar.

……….

Trenden, vagondan içten/dıştan görüntüler.

……….

Bir istasyonda duruş görüntüleri (çok kısa süreli): trene itişe kakışa binenler, çok az sayıda inen yolcular… Vagona/bölmelere girmeye çalışan yeni yolcular (içten/dıştan görüntüler)… Trenin kalkışı (düdük sesleri).

Bu genel görüntüler arasında, gidiş yönünde sağda bir pencere kenarında paltosuyla oturmuş, ipli gözlüğünü göğsüne indirmiş olarak yüzüne yaklaştırdığı (miyop) bir kitabı okumakta olan Yaşlı Adam’ın (Sedat Bey’in) çarpıcı görüntüleri. Yaşlı Adam, okumasına ara verip paltosunun düğmelerini açar, boyun atkısını iki yana sarkıtır, gözlüğünü takıp çevresine ve pencereden dışarıya şöyle bir bakındıktan sonra gözlüğünü göğsüne düşürerek yeniden kitabını okumaya başlar.

……….

Görüntüler eşliğinde alçak perdeden-yüksek perdeden konuşmalar:

BİRİNCİ YOLCU (ayakta dikilen arkadaşına): Nerelerdeydin yahu? Öldün zannettik!..

ARKADAŞ (belirli bir isteksizlikle): Buradayız ya işte… (kısa bir aradan sonra): Haberin yok galiba… Bizim orada elli kişiyi çıkardılardı. Otuz iki gün dolaştık…

BİRİNCİ YOLCU (üzüntülü bir sesle ve içtenlikle): Yapma yahu!.. Vay be!..

ARKADAŞ (belli belirsiz bir övünçle): Sonra yedi adam aldılar. Ustabaşı beni de istemiş…

BİRİNCİ YOLCU (içtenlikle): Hayırlı olsun!..

……….

İKİNCİ YOLCU (ileriye doğru bir adama seslenerek ve yerinden kalkınarak): Birader!.. Yenge otursun… Ben iniyorum.

Adam, karısı olduğu anlaşılan tesettürlü kadını boşalan yere doğru iteler; kadın kararsızlıkla oraya yaklaşır: erkeklerin arasına oturmak istememektedir; oturanlar, kendiliklerinden yer değiştirmeler yaparak kadına bir yer ayarlarlar. Kadın oturur; pek memnun olmamıştır, sıkıntılıdır. Adam, yer veren ve orayı terk etmekte olan yolcunun omzuna eliyle teşekkür anlamında arkadan bir-iki vuruşçuk yapar.

……….

GENÇ ERKEK (yirmi yaşlarında, yükseköğretim öğrencisi; orta masaya dayanmış, koltuğun ucuna ilişmiş olan kız arkadaşıyla söyleşmekte): Altmış beş çektim…

GENÇ KIZ (genç erkekle akran bir kız; saçları modaya uygun; tırnaklarıyla uğraşmakta, içlerini temizlemekte; çevredekilerin gözlerinin üzerinde/üzerlerinde oluşundan hem memnun hem de rahatsız; başını tepesinde dikilen genç erkeğe çevirerek): Çok iyi yaa…   

……….

Birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü.

Yaşlı Adam’ın ve okuduğu kitabın ayrıntılı görüntüleri. Yaşlı adam, Fransızca bir çizgi roman okumaktadır.

 ………..

Görüntüde altmış beş yaşlarında bir adam: ağarmış saçları sadece yanlarda kalmış, uzunca boylu, topluca, gözlüklü, yaşına göre spor giyimli. Vagonun bölme kapısında görünen ve ileride “Anlatıcı” (Fikret) olduğunu öğreneceğimiz adam, buğulanan gözlüklerini mendiliyle sildikten sonra omzundaki evrak çantasını eline alıp tanıdık birisini görme umuduyla çevresine bakınarak ilerler. (Vagonun ortasından güçlükle ilerlerken yolcularda gereksiz rahatsızlanmalar.)

……….

Anlatıcı, bölmenin sonuna yaklaşmıştıır; birden Yaşlı Adam’ı görür, yüzünde belli bir aydınlanmayla onun yanına gider. Kitabına dalmış olan Yaşlı Adam, Anlatıcı’nın geldiğinin ayırdında değildir.

ANLATICI (Yaşlı adamın yanında bir süre dikilir (onun gözünden verilen birkaç genel görüntü), sonra eğilir, Yaşlı Adam’ın okuduğu kitabın sasfasını çevirir [Yaşlı Adam ile Anlatıcı’yı tanıdıkları anlaşılan ve durumun ayırdında olan yolcuların yüzünde gülümsemeler]): Senin çevireceğin yok abi (ağabey)!.. Kaç dakikadır bekleyip duruyorum…

YAŞLI ADAM (pek irkilme belirtisi göstermeksizin gözlüğünü takıp bakar. Anlatıcı’yı görmekten mutlu olduğu bellidir): Merhaba!.. Dalmışım…

ANLATICI: Merhaba… Ne var ne yok Sedat Abi? İyisin ya? (sorarcasına) Epeydir görüşemedik?

YAŞLI ADAM (yakınır gibi): Valla yorgunum Fikret. Dün gece geldim. Mersin’deydim… (sağ eliyle “ne yaparsın” anlamında belli belirsiz bir hareket yaptıktan sonra) Bugün erkencisin!?.. (“oturacak yer var mı” gibisine hafifçe doğrularak ve başını ileriye uzatarak çevreye şöyle bir göz attıktan sonra) Bu trenlerin de boku çıktı… Fransa’da mis gibi…

ANLATICI (eliyle ve yüz mimikleriyle “boş ver” hareketi yapar; sonra da alaycı bir sesle): Devir, “şükür devri”: şükretmesini bileceksin sevgili abicim (ağabeyciğim)… Ya… Buna da şükür… (sesini yükselterek ve alayla) Düzelecek düzelecek… Özelleşince düzelecek!.. (sesini alçaltıp) Sonunda bana da bunu söyletti ya bu Demiryolları… 

YAŞLI ADAM (Anlatıcının çantasını almaya davranarak): Ver bana!

ANLATICI (gönülsüz): Zahmet etme abi…

YAŞLI ADAM (ısrarcı): Ver ver!.. N’olacak!?..

Anlatıcı çantasını uzatır.

İleride, görevini yapan bir kontrolör belirir. Sağlı sollu pasolara, biletlere bakmakta, biletsiz binmiş yolculara bilet düzenlemektedir.

 

HAYDARPAŞA GARI. PERONLAR. AKŞAM. KIŞ. (AYNI GÜN.)

Hızlı hızlı yürüyen, seyirten yolcular: trene gidiyorlar. Yollarda trenler. Demiryolu görevlileri işlerini yapmakta. Gelen bir trenden inmiş, çıkışa doğru giden yolcular… Bagaj taşıyıcılar… (Değişik açılardan birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü. Gar havasını tamamlayan sesler.) 

HOPARLÖRDEKİ SES: Dikkat dikkat! Adapazarı’na gidecek tren altıncı yolun baş tarafından saat 17:53’te hareket edecektir. Adapazarı treni altıncı yolun baş tarafındadır.

Trene giden yolcular arasında, bir önceki görüntüsüne uyan görünüşüyle Yaşlı Adam da vardır; başında şapkası, boynunda atkısı, elinde küçük bir evrak çantası ve bir poşet, acele etmeden yürümektedir (poşetten ekmek uçları görülmekte). Yaşlı Adam, trenin baştan üçüncü vagonuna biner, gidiş yönünde sağ tarafta pencere kenarında bir yer bulup oturur. 

……….

Yolcuların gelişleri, trene, vagonlara binişleri; vagonlarda bölmelere girişleri, bir yerlere oturuşları…

……….

Paltosu katlanmış olarak dizlerinin üzerinde olan Yaşlı Adam, çantasını yanına almıştır (poşeti tepesinde asılı). (Değişik açılardan birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü.)

……….

Yolcuların gelişleri, trene, vagonlara binişleri; vagonlarda bölmelere girişleri, bir yerlere oturuşları…

……….

Paltosu katlanmış olarak dizlerinin üzerinde olan Yaşlı Adam, çantasını yanına almıştır (poşeti tepesinde asılı). (Değişik açılardan birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü.)

HOPARLÖRDEKİ SES: Dikkat dikkat! Adapazarı’na gidecek tren altıncı yolun baş tarafından 5 dakika sonra hareket edecektir. Adapazarı treni altıncı yolun baş tarafındadır.

 

Peronda yolcuların koşuşmaları, trene binişleri (değişik açılardan birçok genel/yarı genel/çarpıcı görüntü)…

 

HOPARLÖRDEKİ SES: Dikkat dikkat! Adapazarı’na gidecek tren altıncı yolun baş tarafından hareket etmek üzeredir. Sayın yolcularımızın yerlerini almaları rica olunur. Demiryolları hayırlı yolculuklar diler.

 

Hareket memurunun gelişi. Trenin pencerelerinden, kapılarından bakan yolcular: koşan yolculara bakmaktadırlar; hallerinden, yolcular arasında birilerini aradıkları belli olmaktadır.

 

Görevlilerin, trenin kalkmasıyla ilgili son işlemleri yapışı: uyarıcı düdükler, kapıların kapatılması…

Bir kondüktör, makiniste “hareket edebilirsin” anlamında el işareti yapar. Lokomotifin tek ve kısa düdük sesi ve kalkış: kesik kesik bir sallantının ardından düzenli hızlanma (dış ve iç birkaç görüntü).

……….

Tren hızını almıştır (dış ve iç birkaç görüntü). 

……….

AYNI TREN. İÇ.

Tren hızla gitmektedir. Akşam iyice çökmüş, her yerde ışıklar yanmıştır. Trenden iç ve dış görüntüler, trenin geçtiği yerlerden görüntüler… Trenin içerisinden bakışlarla dışarısının görüntüleri… Tren havasını tamamlayan sesler.

(s ü r e c e k)

 

İlk bölüm için tıklayınız.

 

© 2004 İK

© 2010 ilgilik

 

Bölümler için tıklayınız:

 

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.