‘Ulusal Birlik İçin Türkçe’

Ulusal Birlik İçin Türkçe

 

Dil Derneği’nin Duyurusu

 

 

Dil Derneği ile Ankara Üniversitesi, ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE başlıklı bir kurultay düzenliyor. Dil Derneği’nin 22 Ekim 2009 Perşembe günü saat 9’da Ankara Üniversitesi’nin rektörlük binası içinde yer alan 100. Yıl Salonu’nda* yapılacak olan bu toplantıya ilişkin duyurusunu aşağıda sunuyoruz.  

 

 

İLGİLİK

 

 ara-imi

 

ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE KURULTAYI

 

 

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının, inanç ve köken farklılıklarını ülkemizin kültürel varsıllığı ve kazancı sayan Ankara Üniversitesi ile Dil Derneği birlikte ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE kurultayı düzenlemiştir.

 

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, Eğitimde Ortak Dil Türkçe, Bilimde Ortak Dil Türkçe, Sanat ve İletişimde Ortak Dil Türkçe, Hukukta Ortak Dil Türkçe ile birbirini doğru anlamak, kendilerini doğru anlatmak zorundadır.

 

Türkçenin ortak (resmi) dil olması, ülkemizde konuşulan öteki dillerin yadsınması, gelişiminin engellenmesi anlamı taşımaz. Tersine, ortak dille iyi eğitim almış yurttaşlar, birbirlerini doğru anlar, birbirlerinin inancına, kökenine, diline saygılı olma kültürü edinirler. Ne yazık ki ülkemizde ortak dil Türkçenin eğitim ve öğretimi iyi yapılamadığı gibi, yaygınlaşan yabancı dille öğretim, Türkçenin İngilizcenin “işgali” altına girme tehlikesi, yalnız ortak dil Türkçeyi değil, bütün yurttaşları ilgilendirecek boyutta büyük bir kültürel yozlaşmanın habercisidir.  

 

ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE kurultayı düzenlemekteki amacımız, Mustafa Kemal’in başlattığı Türk Devrimi’nin bütün yurttaşların güvencesi olduğunu, ortak dil Türkçeyle eğitim yapılmasının yararlarını topluma duyurmaktır. Son zamanlarda ‘dil’ üstüne yoğunlaşan ama bilimsel niteliği bulunmayan tartışmaları, bilimsel doğrultuda ele almayı da kurultayın düzenleyicileri olarak tarihsel bir görevimiz sayıyoruz.

 

22 Ekim 2009 günü, saat 9.00’da başlayıp bir gün boyunca dört oturumda Eğitimde Ortak Dil Türkçe, Bilimde Ortak Dil Türkçe, Sanat ve İletişimde Ortak Dil Türkçe, Hukukta Ortak Dil Türkçe başlıkları altında ‘ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE’nin önemi vurgulanacaktır.

 

Kurultayın izlencesi aşağıdadır.

 

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

 

 

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sevgi Özel

 

ara-imi 

 

 

ANKARA ÜNİVERSİTESİ-DİL DERNEĞİ

ULUSAL BİRLİK İÇİN TÜRKÇE

 

 

9.00 – Açış Konuşmaları:

Sevgi Özel, Dil Derneği Başkanı

Prof. Dr. Cemal Taluğ, Ankara Üniversitesi Rektörü

Prof. Dr. Şerafettin Turan

 

10.00 – 11.20 Birinci Oturum

 

Eğitimde Ortak Dil Türkçe

 

Yöneten: Prof. Dr. Sedat Sever (AÜ, Eğitim Bilimleri Fakültesi)

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Güngör Varınlıoğlu (AÜ, DTCF Emekli Öğretim Üyesi)

Prof. Dr. Ahmet Kocaman (Ufuk Üniversitesi)

Prof. Dr. Erdal Coşkun (Karaelmas Üni., Ereğli Eğit. Fakültesi)

 

Ara

 

11.30 – 13.00 İkinci Oturum

 

Bilimde Ortak Dil Türkçe

 

Yöneten: Prof. Dr. Necdet Adabağ (AÜ, DTCF Emekli Öğretim Üyesi)

Konuşmacılar:

Orhan Bursalı (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı)

Prof. Dr. Aydan Kansu Tanca (AÜ, Tıp Fakültesi)

Prof. Dr. Rıfkı Hazıroğlu (AÜ, Veteriner Fakültesi)

                                 

13.00- 14.00 ÖĞLE ARASI

 

14.00- 15. 30 Üçüncü Oturum

 

Sanat ve İletişimde Ortak Dil Türkçe

 

Yöneten: Işık Kansu (Cumhuriyet gazetesi yazarı)

Konuşmacılar:

Bahadır Selim Dilek (Cumhuriyet Gazetesi Diplomasi Muhabiri)

Öner Yağcı (Yazar)

Prof. Dr. Kıymet Giray (AÜ, DTCF Öğretim Üyesi)

 

Ara

 

15-45- 16. 00 Dördüncü Oturum

 

Hukukta Ortak Dil Türkçe

 

Yöneten: Emin Özdemir

Konuşmacılar:

Ömer Faruk Eminağaoğlu (YARSAV Başkanı)

Eray Karınca (Yargıç- Yazar)

 

 

________________

* Tandoğan – Ankara  

 

 

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. İLGİLİK said,

    Kasım 23, 2009 at 09:14

    ‘Ulusal Birlik İçin Türkçe’

    Ankara Üniversitesi (AÜ) ile Dil Derneği’nin (DD) birlikte düzenlendiği ‘Ulusal Birlik İçin Türkçe’ başlıklı kurultay 22 Ekim 2009 günü Ankara’da yapıldı. AÜ rektörlük binası içinde yer alan 100. Yıl Salonu’nda yapılan toplantıda, Türkçe, eğitimde ortak dil olarak, bilim dili olarak, kitle iletişim araçları ile sanat yapıtlarında ortak dil olarak ve hukuk alanında ortak dil olarak bilimsel doğrultuda ele alındı.

    DD Başkanı Sevgi Özel, toplantıyı açış konuşmasında, ortak dilimiz Türkçeye yönelik kısır tartışmaların son haftalarda yoğunlaştığını belirterek, “Günü kurtarmak için atılacak adımların, bilimsel akıldan uzak kararların, bütün yurttaşları kapsayacak tehlikelere açık olduğuna inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin, ulusal sınırları içinde birlikte ağlayan, birlikte gülen, türkülerini birlikte söyleyen insanların çok varsıl olan kültürel birikimleriyle, bulunduğu coğrafyadaki doğal ve tarihsel güzellikleriyle var olan bağımsız bir ülke olduğunu vurgulayan Özel, sözlerini, “‘Yurtta barış, dünyada barış’ için çabalayan sağduyulu yurttaşlar birbirini doğru anlamak, kendilerini doğru anlatabilmek, her yurttaşın sahip olması gereken bütün hak ve özgürlüklerden pay alabilmek için, eğitimde, bilimde, sanat ve iletişimde, hukukta ortak ya da resmi bir dil kullanmak zorundadır. Bu dil, Türkiye Cumhuriyeti için Türkçedir. Bilimsel akıldan uzak önermeler ileri sürenlerin söylediği gibi, ortak dil, ülkemizde konuşulan başka dillerin yasaklanması, yok sayılması, gelişimin engellenmesi anlamına gelmez. Tersine, ortak dille iyi eğitim alan, bilimsel, sanatsal gelişmelerden yararlanan ve her açıdan karnı doyan yurttaşlar, herkesin inancına ve kökenine saygılı olur. Bireylerin yaratıcı yanı, yetenekleri, gelişimleri bu saygıyla beslenir. Yaratılan kültürel, sanatsal ve bilimsel birikim, bütün yurttaşlar için ortak kazanımdır. Ancak, ülkemizde uzun zamandır dilden kaynaklanan bir sıkıntı yaşanıyor. Oysa asıl sıkıntı, ortak ya da resmi dil Türkçenin başındadır” diye sürdürdü.

    Eğitimde Ortak Dil Türkçe

    AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden DD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sedat Sever’in yönettiği ‘Eğitimde Ortak Dil Türkçe’ başlıklı ilk oturumda, konuşmacılar, eğitimin Türkiye’de yaşayan herkesin doğal hakkı olduğunu vurguladılar. Bu gerçeğin, eğitimde ortak dil olarak Türkçenin kullanılmasını zorunlu kıldığının dile getirildiği bildirilerde, yurttaşların birbirleriyle ve devletle iletişimde ortak dil kullanmasının kaçınılmazlığı, devletin görevinin ise eğitimi ülkemizin en uzak köşelerine dek yaygınlaştırmak, ortak dil Türkçenin etkin ve doğru biçimde öğrenilmesini sağlamak olduğu ortaya kondu.

    Bilimde Ortak Dil Türkçe

    Başkanlığını DD Astbaşkanı Prof. Dr. Necdet Adabağ’ın (AÜ DTCF emekli öğretim üyesi) yaptığı ‘Bilimde Ortak Dil Türkçe’ oturumunda, Lozan Antlaşması’nın bu toprakların ulusal birliğini de dil birliğini de imza altına aldığına ve ülkemize ‘Türkiye’ adını Avrupalılar’ın verdiğine dikkat çekildi. Kimi çevrelerin, Türkçenin bilim dili olamayacağına ilişkin önyargıları beslendiği belirtilerek, insana hizmet etme sorumluluğu taşıyan hekimlerin, veterinerlerin öncelikle karşısındakine saygı duyması gerektiği, bunun da özsaygıdan yola çıkılarak edinileceği dile getirildi. Yaşanan gelişmeler ile yapılan ölçümlerin, ‘bilim üretmiyoruz’ savının gerçekçi olmadığını ortaya koyduğu da kaydedilen konuşmalarda, evrensel bilgiye katkıda bulunmanın tek yolunun Türkçe bilim yapmak olduğunu belirtildi. Bu arada, Türkçenin bilim dili olamayacağına ilişkin önyargılara, güçlü bir ekonomiye sahip olmayışımızın yol açtığı da dile getirildi.

    Sanat ve İletişimde Ortak Dil Türkçe

    Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Işık Kansu’nun yönettiği bu bölümde, kitle iletişim araçları ile sanat yapıtlarındaki dil kullanımının dilimize etkileri irdelendi. Konunun ulus olma bilinci bağlamında da ele alındığı oturumda, dilin bir politika konusu olduğu vurgulanarak “ulus devlet yoktur, olmaz” diyenlerin dili kullanarak yayılmacılara uydu olacak ulus devletleri nasıl yarattıkları anlatıldı.

    Hukukta Ortak Dil Türkçe

    Dilbilimci Emin Özdemir yönettiği son oturumda, yurttaşların yasaları bilmekle yükümlü olduğuna, savunma yapabilmek için de ortak dilin kullanılması gerektiğine dikkat çekildi. Konuşmacılar, tüze (hukuk) toplumsal ilişkileri düzenleyen kurallar yumağı olduğundan, kulluktan kurtulup yurttaş olmanın yolunun yasal hakları bilmekle olabileceğini dile getirdiler. Yapılan konuşmalarda, Lozan Antlaşması’nın da Anayasamız’ın da dillere yasak getirmediği belirtilerek başka ülkelerdeki uygulamalar anlatıldı, bu arada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “resmi makamlarla ülkenin diliyle yazışılması gerektiği” yönündeki kararına da değinildi.

    İLGİLİK
    _______________
    Bu özet bilgi için DD’nin genelağdaki alanından (http://www.dildernegi.org.tr) yararlanılmıştır.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.