Bahçelerde Kereviz

Sevdiğinin Gönlüne Giden Yol Sofradan Geçermiş

 

Ne kadar sevinsek azdır, NATO’nun yeni genel sekreteri Anders Fogh Rasmussen, NATO üyesi onca ülkeyi atlayarak ülkemizi ziyaret ediyor. İkinci ülkeyiz… Bu tanışma ziyaretinin Ramazan’a denk düşmesi ise büyük saadet. İzlenceye göre, bu akşam AKP’nin, ah özür dilerim, AK Parti’nin iftar sofrasına da oturacak. Ve böylece, müttefikimiz Danimarka’nın başbakanıyken Hz. Muhammet’in karikatürleri dolayısıyla kalplerini kırdığı Müslümanlar’ın gönüllerini almış olacak. Rasmussen, NATO Genel Sekreterliği’ne gelmeyi nasıl başardıysa, eminim, bu işi de başaracaktır. İftar sahibinin kimliği, bu konuda belirleyici olacaktır, dersem, yanılmış mı olurum?

 

 anders-fogh-rasmussen

 NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, NATO üyesi onca ülkeyi atlayarak ülkemizi ziyaret ediyor.

 

Koca koca köşe yazarları, işi kolayına getirmek için eski yazılarını bir kez daha bir kez daha sunarlar okurlarına; ben de öyle yapsam ne çıkar? Konu ‘Rasmussen’ olunca, bu yılın nisan ayında Çok Başlıklı Düşünceler diye bir yazı yazmıştım, ondan, ‘Öte Yanda NATO…’ arabaşlıklı bölümünden bir alıntı yapmak geldi içimden:

 

«NATO’da gelinen son noktada, ülkemizden, 1981’dekine benzer bir iyilik istenmekte; o yıllarda  NATO’nun Avrupa’daki güçlerinin komutanı olan ünlü Rogers Planı’nın mimarı General Bernard Rogers’ın söz vermelerine kanarak yaptığımıza benzer bir iyilik… Tıpkı Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına geri dönmesinin önünü açışımız gibi, bu kez de ‘Sarkozy Fransası’nın savunma giderlerini azaltabilmesine olanak sağlamak üzere bu ülkenin de -öteden beri işine geldiği biçimde yalnızca kendine özel ilişkiler içinde olduğu- NATO’nun askeri kanadına geri dönmesine ‘peki’ dememiz isteniyor… İşte, bir de, NATO Genel Sekreterliği’ne Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’in getirilmesine eyvallah dememiz… Ben yazımı yazıncaya kadar, bu sonuncusuna ‘Hüseyin Kardeşimiz’in verdiği ‘garanti’ üzerine bize “OK” demek düştüğünü öğrenmiş bulunuyorum. Öbürü de olmak üzeredir, sanırım.»

 

Bir şey daha: İHA’nın haberine göre, değerli konuğumuza, bu akşam katılacağı iftar yemeğinde ‘Osmanlı Türk mutfağının seçkin yemeklerinden oluşan bir mönü sunulacakmış. Listede zeytinyağlı kereviz de var. İster misiniz, yemek sırasında fonda da müziğimizden sürprizler sunulsun?

 

Ne gibi mesela?

 

“Zeytinyağlı yerim de aman,

Setre de pantol giyerim aman,

Setre de pantol giyerim aman…

Senin gibi güzele,

Ben efendim derim de aman,

Ben efendim derim de aman…”

Ya da (veya ardından da):
“Bahçelerde kereviz,
Biz kereviz severiz;
Bize Danimarkalı derler,
Biz güzeli seçeriz…”

Allah kabul etsin, âmin!

  

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 27 Ağustos 2009

 

© 2009 İK

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.