Sevgili Yanimi Geri İstiyorum!

Yitirdiklerimiz İnsanlarımızla Sınırlı Değil

 

 

Gün geçmiyor, dilimiz yeni bir kayıp veriyor. Bunlardan biri yani sözcüğü. Hani, bir şeyi açıklarken ya da bir şeyi anlatmada zorlanınca kullanırdık ya, işte o:

 

- …, yani bugün gidebileceğimi hiç sanmıyorum.

 

Bu yani sözcüğünün dilbilgisi terimi olarak iki işlevi vardı; çoğunlukla, örnekteki gibi bağlaç görevi yapardı, bazen de, “Durum kötü yani” sözünde olduğu gibi belirteç (zarf) olurdu…

 

Yani sözcüğü konusunda diyeceklerimi buraya kadar kullanırdık, vardı, yapardı, olurdu diye anlatmaya çalıştım: çünkü artık öyle değil. Evet, bu sözcüğü kullananlar arasında eski durumu inatla sürdürenler var; ancak, pek pek azınlıkta kaldılar: devede kulak yani

 

*

Şimdi benim bu güzelim yanimi olur olmaz türlü işlerde kullanıyorlar. Tanıyamıyorum artık onu.

 

Adam alanında uzman, bilmem hangi televizyonun sağlık izlencesine konuk olmuş, miyopluğun giderilmesinde uygulanan son tekniklerden söz ediyor, reklam ağırlıklı bilgileri döktürüyor da döktürüyor. İzlenceye ‘interaktif’ bir görünüm de verilmiş: telefon ve faks numaraları, eposta adresi… Her bir şey tamam.

 

Derken, bir izleyiciyle telefon bağlantısı:

 

Sunucu: “Evet Müjgân Hanım, programımıza hoş geldiniz; sorunuzu alabilir miyiz?” 

 

İzleyici: “Hocama bir sorum olacaktı: beş dereceye kadarki miyopluklarda çizdirme pek tavsiye edilmiyormuş, öyle duydum da… Benim derecem üç buçuk; duyduğum doğru mu, benim gözüm çizilmez mi, çizilmesi zararlı mıdır?”

 

Uzman: “Sevgili izleyicimiz gözlük kullanıyor mu acaba?”

 

S: “Evet Müjgân Hanım, sayın uzmanımızın sorusunu duydunuz değil mi? Gözlük kullanıyor muyuz?”

 

İ: (Sıkılarak) “Yani…”

 

S: “Anladım.”

 

…..

 

Uzmanın Müjgân Hanım’ın sorusuna ilişkin açıklamalarından sonra: 

 

S: “Eveeet, demek ki sevgili Müjgân Hanım gözlük kullanmaya devam edecek…”

 

U: (Kesin bir dille) “Yani.”

 

S: “Duydunuz değil mi Müjgân Hanımcığım, bir süre daha gözlükle yaşamak durumundayız. (!?)”

 

İ: (Kaderine razı olmuşluğun ağırlığıyla) “Yani.”

 

……….

 

Yine bir televizyon… Sabah kuşağında bir yemek-sağlık-evlendirme-vs. izlencesi…

 

İzlencenin anakonusunda epey yol alınmış, sıra, dolgu maddesi gibi kullanılan yeniyetme bir şarkıcıya gelmiştir.

 

‘Sanatçımız’, inlemeler eşliğinde bol kıvranmalı şarkısını söyledi, şimdi de, mesleğinde ilerlemek için ne denli ilkeli davrandığını anlatıyor:

 

Sa.: “Pop müziğimizin (‘a’yı uzatarak) duayenlerinden A… P…..’yi örnek aldım kendime. O anlamda, ….. .”

 

S: “Yanılmıyorsam, sen de sevgili A… P…..’nin vokalistliğinden geliyorsun… Bu anlamda çok şeyler kazanmışsındır…

 

Sa.: (İçtenlikle onaylar) “Yani.”

 

*

Örnekleri uzatmama gerek yok, başkalarını bilmem, ama ben sevgili yanimi geri istiyorum.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 3 Mayıs 2005

 

 

(Güncelleme: 3 Haziran 2009)

© 2009 İK

 

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Ayseli Usluata said,

    Haziran 3, 2009 at 12:19

    Ben de yani’mizi geri istiyorum; ayrıca “bye bye,” “atıyorum ,” telefonda “geri döneceğim,” “sahne aldı” türünde pek çok sözcüğün de geri gitmesini istiyorum.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.