Biz, ‘Süper’ Deyince Bir Tek Süpermen’i Bilirdik

Ama Şimdi?…

 

 

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun (TBF) 4 Şubat 2009 tarihli basın bulteninden öğrendim, İstanbul Super Arena projesinin hayata geçirilmesi konusunda gecikmeler yaşanıyormuş. Yalnızca gecikmeler olsa yine iyi, birtakım aksaklıklar da cabası…

 

Son zamanlarda her nedense bende de aksaklıklar oluyor; örneğin, bu ‘İstanbul Super Arena’ adındaki en yakışıklı lafı önce ‘Süper’ diye okumayayım mı?!… Ama sonra sonra farkına vardım, doğrusu ‘Super’miş. Algıda yanılgı dedikleri… Biz eski kafalılar için pek zor oluyor böyle şeyleri bir çırpıda sökebilmek. Ne yapalım, yavaş yavaş alışacağız işte… Bak, ‘Arena’ için çıtım çıkıyor mu? Dilimize de kafamıza da ‘yerleştirdiler’…

 

Bu aksaklıktan ders çıkarmış olarak artık temkinli gidiyorum: TBF’nin bülteninden bu kez, Ankara’ya yapılacak olan salonun adının Ankara Super Arena olacağını doğru düzgün okuyup anlayabiliyorum.

 

Ha bu arada söylemeyi unuttum, başıma gelen aksaklıklar bende akıl mı bıraktıbütün bu işler ‘ve daha fazlası’, 2010 yılında ülkemizde gerçekleştirilecek olan 16. Dünya Basketbol Şampiyonası hazırlıkları yüzünden oluyor. Ben gerisini kolay kolay anlatamayacağım, yine başım dönmeye başladı, üstüne üstlük midem bulanıyor… ‘Malum bülten’den alıntıladığım şeyleri, yalnızca birkaç açıklama vs. ekleyip sıralayıvereyim de bu eziyetten kurtulayım:

 

- “… Toplantıda, İstanbul Super Arena projesinin hayata geçirilmesi konusunda yaşanan aksaklık ve gecikmeler hakkında FIBA yetkililerine bilgiler verildi. …”

 

- “… Bu gelişme (‘yaşanan aksaklık ve gecikmeler’ yani) üzerine ise TBF’nin Dünya Şampiyonası finallerine ev sahipliği yapması için İstanbul Olympic Dome (eski adıyla Sinan Erdem Spor Salonu) tesisine …” (Vay anasına sayın seyirciler!)

 

- “… (FIBA Heyeti) Ankara’da yapılacak olan yeni Spor Salonu için belirlenen araziyi ziyaret etti. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek olan projenin yer alacağı arazide incelemeler yaparak burada yapılacak çalışmalara yönelik bilgiler alan Heyet üyeleri, daha sonra ise Ankara Super Arena mimari projesini geliştiren Yazgan Mimarlık’a bir ziyarette bulundu. …”

 

- “… 29 Ocak Perşembe günü Ankara’daki temaslarına başlayan FIBA Heyeti’ne; TBF Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Basri Yüce ve TBF Başkan Danışmanı Resul Yolcu da eşlik etti. Heyet ilk olarak, 2010 Dünya Şampiyonası’nda eleme grubu müsabakalarının bir ayağına ev sahipliği yapacak olan Ankara’da yapılacak olan yeni Spor Salonu için belirlenen araziyi ziyaret etti. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek olan projenin yer alacağı arazide incelemeler yaparak burada yapılacak çalışmalara yönelik bilgiler alan Heyet üyeleri, daha sonra ise Ankara Super Arena mimari projesini geliştiren Yazgan Mimarlık’a bir ziyarette bulundu. …

 

- “… Bakanımız Murat Başesgioğlu da gerek Ankara Super Arena, gerekse taahhüt edilen diğer tüm projelerin devlet garantisi altında olduğunu net bir şekilde vurgulayarak, …”

 

Bir dostum da, “Antalya’daki salonun adı şimdilik ‘Antalya Yüzüncü Yıl Spor Salonu’. Yakında ona da bir şey bulacaklardır. İzmir’deki Halkapınar Spor Salonu’nun (Abdi İpekçi dışında bitmiş durumdaki tek salon… 2006’daki Üniversiyat için yapıldı) adı da tehlikededir bence. Öte yandan, Beşiktaş Belediyesi tarafından Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne verilen Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi’nin (basındaki ve halk arasındaki yaygın adıyla ‘Akatlar Spor Salonu’nun) adı da, bu kulübün basketbol şubesine Cola Turka’nın sponsorluk yapmaya başlamasından sonra Beşiktaş Cola Turka Arena’ya dönüştürülüverdi” diyor ve bu durumlardan helak oluyor. Korkum şu: bu dostum baskete falan pek pek meraklıdır, kendisini böyle koyverirse, maça muça da gidemez olacak…

 

 

  ‘Süper’ deyince bir tek Süpermen’i bilirdik biz…

Süpermen -Fotoğ., Sözlük Anlamı Nedir Net'ten.

 

Buradan sesleniyorum ona: Evet, biz, ‘süper’ deyince bir tek Süpermen’i bilirdik; şimdi öyle değil, süpermenden geçilmiyor… Biliyorsundur, bir şey ne kadar çok olursa o kadar değersizleşir, onun için olanları önemseyip de kendini salma… Sonra benim gibi dengesizleşiverirsin!

 

Ortaya da bir sözüm olacak: Ne diye, “birileri, yok Türkçenin canına okuyor, yok işyerlerine saçma sapan anlamsız adlar koyuyor” diye kendimizi yiyoruz ki? “Balık baştan kokar” sözünü boşuna mı demişler? Dik durmaya çalışalım, bu arada, kokan balıkları da tabladan kaldırıp atalım, bakın nasıl düzelecek… Bugünlük son sözüm budur.

 


İnal Karagözoğlu

Yarımca, 25 Mart 2009

© 2009 İK

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Dünya Yazman said,

    Temmuz 22, 2009 at 16:00

    Ben Süpermen’in gelip olan bitene bir el atmasını dilemekteyimdir :) O zaman işte süper olur…

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.