Gidişinin 36’ncı Yılında

 

Koca Ozan Günümüze de Işık Tutuyor

 

Üç yüz onda gelmiş idim cihana,

Dünyada bakmadan ben kana kana

Kader böyle imiş çiçek bahana

Levh-i kalem kara yazmış yazımı (*)

 

Âşık Veysel

 

 

Ozan, bu dizelerde söylemiş doğum tarihini; ama amacı aslında, kara yazısını dile getirmek…

 

Âşık Veysel sonsuzluğa ereli otuz altı yıl oldu… Yetmiş dokuzundaydı; tarih 21 Mart 1973.

 

Sivas’ın Şarkışla Sivrialan Köyü’nde Şatıroğulları ailesinden Karaca Ahmet oğlu Gülizar’dan doğma Veysel’in dış dünyaya kana kana bakmasına engel olan, ‘kader’indeki çiçek hastalığı… Önüne bir kara perde çektiğinde o daha yedi yaşında bir çocukmuş. Ve ardından gelen bir kaza da kalan ışık kırıntılarına son vermiş…  

 

Bu karanlığın payı var mıdır bilinmez, iç dünyası ne de aydınlıktır Veysel’in… Oyalansın diye eline tutuşturulan sazı, bir zaman gelir, onun hem ışığı hem de gönlünden doğan duygu ırmağının yatağı olur.

 

Elinde asa misali sazı, yurdun her köşesindedir artık. Ve köy enstitülerinde hoca.

 

 asik-veysel

 

Ozanımız, ustalıkla kullandığı yalın Türkçesiyle söylediği gösterişten uzak şiirler bıraktı bize. Yaşama sevinciyle harmanladığı hüzünlü dizeler onlar. Bazen umutsuzluğun kıyısına kadar uzansa da hep iyimserlik yüklü dizeler… Doğadan, toplumun dertlerinden, siyaset hallerinden söz eden, dinsel duygularla ve akılla beslenen dizeler…

 

Ve günümüze de ışık tutan dizeler:

Hepimiz Bu Yurdun Evlatlarıyız  

Bu nasıl kavgalar çirkin dövüşler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu işler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

 

Birleşiriz bir bayrağın altında
Biz Türkler’in ikilik yok aslında
Yanar tutuşuruz vatan aşkında
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

 

Hedef alıp dövüştüğün kardaşın
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

 

Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

 

İlim kültür deryasına dalalım
Çevremize bakıp ibret alalım
Kendi yaramıza derman bulalım
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

  

Senlik Benlik Nedir Bırak

Allah birdir Peygamber hak
Rabbü’l-âlemin’dir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası

 

Kürt’ü Türk’ü ve Çerkez’i
Hep Âdem’in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi

 

Kur’an’a bak İncil’e bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası

 

Bin bir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

 

Yezit nedir ne Kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ataş
Söndürmektir tek çaresi

 

Kişi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası

 

Bu âlemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası

 

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuştur emir Hak’tan
Rahmet dile sen Allah’tan
Tükenmez rahmet deryası

 

VEYSEL sapma sağa soa
Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası

 

*

Bu Cumhuriyet sevdalısı halk ozanımızı saygıyla, sevgiyle anıyorum.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 20 Mart 2009

 

________________

* Sözcükler:

 

bahana (mahana): hlk. Gerçek nedeni gizleyen uydurma neden, sözde neden; bahane.

levh-i kalem: (levh: Levha, üzerine yazılabilen şey) Üzerine insanların kaderinin, olmuş ve olacakların yazılı olduğuna inanılan tanrısal levha; olmuş ve olacak her şeyin yazılı bulunduğu kader levhası.

varvara: hlk. Gürültü.

© 2009 İK  

(Fotoğraf tr.wikipedia.org kaynağından)

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.