YALIKAVAK YAZISI -1

 

 

Nasıl Yalıkavaklı Olunur?  

küçük bir tarihçe çalışması

 

 

-birinci bölüm-

 

 

Sunuş

 

YalıkavakMarka olma yolunda günden güne düşüşe geçmiş bir belde. Ülkemizin nice doğa değerleri gibi hızla el değiştiren, çıkar çarklarına kaptırılmış, hoyratça kullanılan bir belde.

 

Bu el değiştirmede benim de payım yok mu? Var.

 

1991 yılıydı… TÜBİTAK MAM’dan birkaç girişimci bir konut yapı kooperatifi kurmuştu; koperatif, Bodrum’un Yalıkavağı’nda yapacaktı evleri… Bir rastlantıyla ben de bu oluşumun içinde yer aldım.

 

 8

 

Yalıkavak’ın anası Sandıma’ydı…

 

Yalıkavak, yıllar önce, yedek subay öğretmenliğim sırasında gördüğüm bir yerdi. 1961-62 Eğitim-Öğretim Yılı’nda… Burada çalışan bir öğretmen arkadaşımı ziyaret etmiştim… Yalıkavak’a bu gidişimden kalan en belirgin anım, bir süngerci teknesiyle denize açılmamız ve sekiz-on kiloluk bir taşı kucaklamış olarak denize atlamış olmamdır. Nasıl bir cesaretse!… Evet, kucağımda koca taşla birlikte kurşun gibi dibe doğru inişim ve ani bir kararla taşı bırakışım… Kafamı kaldırıp yukarıya baktığımda gördüğüm lacivertlik hiç aklımdan çıkmaz. Ve yüze doğru çıkarken gittikçe artan ışık ve lacivertin maviye dönüşmesi… Beni SS Bilim Konut Yapı Kooperatifi üyeliğine yönelten etmen, işte bu anı olsa gerek.

 

Yalıkavak, 1989’da köylükten beldeliğe yükselmişti. Hem köy koşulları hem de kasaba olanakları… Belediye demek, çevreye sahip çıkacak bir örgütün olması demekti… Bu az bir şey miydi? Böyle bir yerde ev sahibi olmak heyecan vericiydi.

 

Böyle bir yerde ev sahibi olmak heyecan vericiydi; ama şunu unutuyordum: Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın, nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrumu, mavi yolculuk bilmem ne derken ne duruma gelmişti?

 

Derken…

 

Derken, işte bugün(ler)e geldik. Tarih, 2009’un bir vakti.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak / Yarımca, 2002-2009

 

 

 

(sürecek)

 

© 2009 İK

 

 

 

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.