Sağlık Gibisi Var mı?

 

 

Üç Günde Ancak Bitebilen Bir Yazı

 

 

4 Mart 2009, Çarşamba

 

Dünden beri kendimde değilim… Bir baş dönmesi bir başdönmesi, ayakta durabilmek ne kelime, oturamıyorum bile… Kafamı kaldırıp etrafıma bakamıyorum; duvarlar, eşyalar üzerime üzerime geliyor. Üstüne üstlük, af buyurun, bir de mide bulantısı…

 

Bence, ‘SVO’m yineledi ya da ‘ménière’e bağlı vertigo atağı… Durum kötü…

 

Ne yapsam? İlk SVO’da Marmara Üniversitesi Hastanesi’ne gitmiştim. Ama o zaman böyle yatağa serilmemiştim; sonra, o zaman orta yaşlı sayılırdım, durumu idare edebilmiştim; bu sefer böyle bir şeyi başarabileceğimi sanmıyorum.

 

4 Mart -akşam

 

İki gündür içim dışıma çıktı… İyicene kötüleşmiş durumdayım. Ne yapacağımı bilemiyorum. Allah’tan ateşim falan yok, başım da hiç değilse ağrımıyor, sadece dönüyor.

 

Açtım ellerimi, başladım duaya: ya Rabbim, dedim, nereye gidersem bu dertten kolaycasına kurtulurum, şu anda hiçbir şey düşünemiyorum, sen bana doğru yeri bildir! Duanın ardından baktım, kafamda Marmara Üniversitesi Hastanesi’ne gitme düşüncesi doğdu. İyi de oraya gidebilecek hâlde değilim… Derken, bir buçuk saat ötemdeki Kocaeli Üniversitesi’nin hastanesine gitmek düştü aklıma. Ve bu sefer de, oraya gidebileyim, diye duaya başladım…

 

5 Mart, Perşembe  

 

Umuttepe’ye gitmek için tam evden çıkacağım, aklıma geldi: biz emekliler üniversite hastanelerinde muayene olursak, yazılan reçeteyi yaptırırken para alıyorlar; oysa, sağlık ocaklarındaki muayenelerde bu yok. “Gel oğlum İnal”, dedim, “sen sağlık ocağına git. Hem 6 lira 70 kuruş yol parası cebinde kalır, üstelik bir 6 kâğıt da reçete parasından kurtulursun… Üç aylığı almana daha yirmi altı gün var, idare etmeye bak!”

 

Aklıma sağlık, aynen öyle yapacağım. Sabahları sağlık ocağı kalabalık olur; işi öğleden sonraya bıraktım.

 

5 Mart -öğleden sonra

 

Sağlık karnemi aldım, tam evden çıkacağım, TV’de bir haber: Amerika’da by-pass ameliyatı olan Maliye Bakanımız yurda dönmüşler, Pek sevindim… Bir başka güzelliği de vardı haberin: Hanımefendileri, Amerika seferine ilişkin önemli bir açıklamada bulunmuşlar… Fırıl fırıl dönen başımdaki çeyrek aklımda kalanıyla şöyle bir şey: “Açtım ellerimi, rabbime dedim ki: ‘Ya Rabbim, bu nerede olursa iyi olur? Ben şu anda hiçbir şey düşünemiyorum; sen bana doğru yolu, bizim için hayırlı olacak yolu lütfen göster ve beni oraya yönelt!’ Ve kendisine (eşine yani) dedim ki: ‘Benim içime Amerika’daki Cleveland doğuyor; eğer oraya gidersen, önce Rabbim’e, sonra oraya emanet ol!’”  

 

5 Mart -gece

 

Görüyor musunuz, ben yanlış yaptım, sağlık ocağına gittim. Verilen ilacı içtim ama hiçbir düzelme yok. Hanım çorba yapıyor, birazdan ilacımın ikincisini içeceğim…

 

kou-tip-fak-hast-1

Umuttepe yolu gözüktüye benziyor… Kocaeli Üniversitesi hastanesine emanet olacağım. Hele bir Pazartesi’ye çıkayım da…

(Fotoğ. hastane.kou.edu.tr)

6 Mart Cuma -akşam  

Baş dönmem ilaçlara bana mısın demiyor. Evet, sağlık ocağına gitmekle yanlış yaptığımı anlıyorum. Bu şu demektir: salah bulamayacağım. Umuttepe yolu gözüktüye benziyor… Kocaeli Üniversitesi hastanesine emanet olacağım. Hele bir Pazartesi’ye çıkayım da…

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 4-6 Mart 2009  

 

 

© 2009 İK

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.