Şıracının Şahidi Bozacı Gibi…

 

‘İkiyüz’ mü ‘İki Yüz’ mü?

 

 

Bir yeni bir yeniyi götürdü: yeni yılla birlikte liramıza kavuştuk. Kavuştuk kavuşmasına da ‘küçük’ bir sorun var. Genelağdaki Dilimiz Com alanının yönetisi Sayın Tahsin Melan, bu durumu bugün alanının yazışmalığında ele aldı. Görüşlerini ”İkiyüz mü iki yüz mü” sorusu altında dile getiren Melan’ın dediklerini aşağıya alıyorum*:

 

«TDK yine bir yanlışa imza attı ve bizleri çok üzdü.

TDK: TL’de yazım hatası yok

Türk Dil Kurumu (TDK), yeni dolaşıma çıkarılan 200 TL’deki sayı adının ‘İKİYÜZ’ biçiminde yazılmasının yanlış olmadığını bildirdi.”

Olmadı, hiç olmadı. Merkez Bankası bu işi daha iyi biliyorsa bırakın onlar kendilerini savunsun. Neden TDK onları haklı çıkarmayı yeğledi anlamıyorum.

Bakın Merkez Bankası ne demiş:

Merkez Bankası, 1 Ocak tarihinde dolaşıma çıkarılan 200 Türk Lirası’ndaki "İKİYÜZ" ibaresinin bitişik yazılmış olmasının, para ile ilgili belgelerdeki ve kıymetli evraktaki sayıların yazım kuralına ve 1939 yılından bu yana oluşan teamüllere uygun olduğunu bildirdi.

Eğer Merkez Bankası böyle dedi diyerek TDK “Galatı meşhûr lugatı fasihten evlâdır.” (Yaygın yanlış doğru sözden üstündür.) düşüncesiyle onları haklı görüyorsa sözüm yok.

Merkez Bankası yetkilileri bu kuralların gereğini tam anlamıyla bilseydi ya da bir bilene sorsaydı bu işler başa gelmezdi. Ayrıca yapılan yanlışlığa kılıf aranıyorsa yine diyecek bir şeyim yok. Ama yıllarca yapılan yanlışa “dur” diyerek düzeltme yoluna gitmek, geçmişteki hatadan dolayı da özür dilemek daha erdemli bir davranış olurdu kanısındayım.

Aslında bu olayda TDK kendi kendine açık vermiştir. TDK’nin bu konudaki kuralı şudur:

“3. Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: 650,35 (altıyüzelliYTL,otuzbeşYKr).”

Evet, işte kural bu. Yıllarca biz de bunu savunduk ve öğretmeye çalıştık. Tanım doğrudur. Buna sözümüz yok. Yalnız dikkat ediniz “para” demiyor, “para ile ilgili…” diyor. Yani para adlarının böyle bir maddeyle savunulması söz konusu olamaz. Ayrıca mantık gereği de tutarsızdır. Çek ve senetler kişilerce, el yazılarıyla düzenlenir. Şahsî kullanım belgeleridir. Üzerindeki işlemler isteğe bağlı olarak yapılmakta, yazılmaktadır. Yani en ufak açıkta sahtekârlıklar söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle güvence açısından yukarıda da belirtildiği gibi rakamlar bitişik olarak yazılır. Oysa söz konusu olan paradır. Paranın üzerinde değişiklik yapmaya kim ve niçin gerek duysun? “İki Yüz” diye yazıldığında nasıl bir güvenlik kaygısı olabilir ki? Eğer sahtekârlıkları önlemek için bielşik yazdık derlerse buna kargalar bile güler. Kalpazanlar ne görürse onu yapar.

Unutulmaması gerekir ki çek, senet yazımı istisnai bir durumdur ve örnek teşkil edemez. Ama paralarımızın yazımı örnek teşkil edeceğinden yanlış bir uygulama önüne geçilemez pek çok yanlışlara neden olacaktır.

Sayın Merkez Bankası yetkilileri ve TDK’de buna olur diyenler. Lütfen bu yanlışı düzeltiniz. En azından "Doğrudur, yanlış bir uygulamadır. Ama maalesef basılmıştır. Bunca masrafın boşa gitmemesi için kullanımda kalacaktır. Ancak yeni baskılarda gerekli düzenleme yapılacaktır." deme büyüklüğünü gösteriniz. Gösteriniz ki yazım kurallarımızın güvenilirliğine, birlikteliğimize gölge düşmesin.»

*

TDK’siz de olmuyor TDK’yle de olmuyor… Zengin geçmişiyle Cumhuriyetimiz’in köklü bir kuruluşu o. Ama ne yazık, zaman zaman siyasal esintilerin çizgisinde gitmiş, gitmekte. Onsuz olunmuyor, değerli birikimleri var; onunla olunmuyor, insanı kahreden uygulamaları var… Ne yapacağız bu koca çınarla!?

Bir kurumun, kuruluşun kurumsallaşması, ancak yöneticilerinin kişisel görüşüne, tutumuna göre değil, bilimselliğe, yer aldığı alanın kurallarına, gereklerine uygun çalışmasıyla olabilir.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 4 Ocak 2009

 

_____________

http://www.dilimiz.com/forum/viewtopic.php?t=2644

 

© 2009 İK

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.