Katilin Cinayet Yerine Dönmesi Gibi

Kandan, Gözyaşından Arınma mı?

 

 

20 Mart 2003 günü… ABD güçleri Irakta. Dünya, bir ‘savaşa dair dizi’ izlercesine beyazcama yapışmış. ABD hep böyle durumlara yol açıyordu, ama bu seferki katmerliydi.

 

Âdettendir, her yıl için ‘yılın olayı’ diye bir olay gösterilir. 2003’ünki, bana göre, ABD’nin Irak’ı işgaliydi. Bu seçimim boşuna değildi: ABD’nin, 1997 başlarında biçimlenen ‘Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi’ diye bir projesi var. Temel amacı, ABD’nin küresel liderliğini sağlamak… G. W. Bush’un yönetime gelmesiyle, ABD’nin dış siyasetinde köktenci değişikliklere gidilmek üzere Bush yönetiminin dış politika ilkelerini belirleme görevi, işte bu projenin başmimarları tutuculara verilmişti. Proje’nin ilk meyvesi de Irak’ın işgali olmuştu… Yani, Birleşmiş Milletler’in kendi hukukunu çiğnemek zorunda kalması sonucunu da içeren bir süreçte savaş hukuku ayaklar altına alınmıştı…

 

Sona ermekte olan 2008’in ‘olayı’ ise -yine bana göre- dün yaşandı: bu, Iraklı gazeteci Muntazır el Zeydi’nin, ülkesine veda etmeye gelmiş bulunan G. W. Bush’a dünyanın gözü önünde papuç fırlatmasıdır. Pabuç fırlatmanın Arap kültüründeki yeri bir yana, bu eylemin evrensel anlamı, hukuku ayaklar altına alan düşünüş biçimine karşı, ‘ayak altına almak öyle olmaz böyle olur: al sana ayakkabı’ değil mi? Bir ayağa kalkış…

 

*

Peki de, ‘seçim yitirmiş’ bir W. Bush’un Irak’ta işi neydi? Yoksa bu, ‘katilin cinayet yerine dönmesi’* denen bir dürtünün göstergesi miydi?

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 16 Aralık 2008

 

 

_________________

 

* Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sında başkişi Raskolnikov, ‘katilin cinayet yerine dönmesi’ dürtüsüyle öldürdüğü kadının evine gelir; istediği, yakalanarak rahata ermektir. Bir tür arınma isteği…

 

© 2008 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.