Cumhuriyet’in 85. Yaşını Kutlarken…

Yanıtı Belli Olan Soru

 

 

  

Dün Cumhuriyet’in yeni yaşını kutladık. Bu mutlu gün dolayısıyla çok şeyler yapıldı, çok şeyler söylendi. Ben de, nicedir kafamı zorlayan bir kaygımı, eşe dosta sunduğum bayram kutlama iletimde özetledim: “Cumhuriyet’i korumak, yüceltmek… Ama nasıl? Var oluşumuzun 85’inci yılında öncelikli soru bu.”

 

Oysa, sorunun yanıtı yıllar yıllar önce verilmiş bulunuyor. Bu yılın 7 Haziranı’nda bu alanda yer alan yazılardan biri Kurtuluşa Giden Yolda… başlığını taşıyordu. Ve işte o yanıt da, bu yazıya konu olan alıntıdaydı. Amasya, 24 Ekim 1919’ altbaşlıklı yazıyı kopyalıyorum:

 

«Mustafa Kemal (Yeni Gün gazetesinden Ruşen Eşref’in [Ünaydın] kendisiyle yaptığı röportajda):

 

“…

 

Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa, genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur. Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mâni olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik.

 

… Bunu anlamayıp da milleti hâlâ kendi kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır. Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır.

…”»

 

*

 

Mustafa Kemal’in bu dedikleri, benim “Ama nasıl” soruma yanıt olmakla kalmıyor, geleceğimizi yeniden biçimlendirme sevdalarıyla ortaya yeni yeni ‘harita’ların konduğu bir ortamda, hele de Cumhuriyetimiz’in 85’inci yılını kutladığımız bugünlerde yeniden ve yeniden anlam kazanıyor, yol gösteriyor.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 30 Ekim 2008

 

 

© 2008 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.