‘Travma’ Var, Travma Var…

Sade Suya Tirit Bir Yazı

  

 

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ileri gelenlerinden Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ettiği laflar türlü çeşitli kesimlerde türlü çeşitli bağlamlarda yürekleri serinletmiştir. Buna karşılık, türlü çeşitli kesimlerde de tek bir bağlamda travmaya¹ yol açmıştır. En önemlisi, bu frenkçe sözün anlamını öğrenmeyen kalmamıştır. Böyle önemli bir bilgilenmeye giden yolu açan başetmen ise, taa adı konduğu günden beri ‘bay’² olan Bay Fırat’ın dokunulamaz kimliğidir: o, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği onuruna erişmiş bir yurttaşımızdır.

 

Sayın Milletvekilimiz’in yaptığı açıklamaların bir yararı da doğrudan doğruya kendisiyle ilgili bir konuda olmuştur: genelağ ortamında adıyla yapılan aramalarda elde edilen sonuç sayısı eskisini kat kat aşmıştır. Kuşkusuz, bu adı tıklayanlarda da artış görülmüştür. Bu dediklerim benim tahminlerimdir.

 

Ancak, burada hayıflanacak bir şey vardır, You Tube namındaki paylaşım ortamının ülkemize uzanan ayağı alçıda olduğundan, taraflar, Bay Fırat’ı yeniden ve yeniden izleyememiştir ve çok yazık, bu yoksunluk şu satırların çiziktirildiği anda da sürmektedir. Gazete yazarı takımından hiçbir kişinin ele almakta kusur etmediği bu konuda kalem sürtmeyi geciktirmiş olmamın nedeni, You Tube keferesinin şifa bulacağını sanmamdır. Aldanmışımdır ve vaziyete bakılırsa yazacak pek bir şey kalmamıştır. Bu, sona kalanın dona kaldığının 9×12’lik resmidir.

 

Ama bir şey yazmak da gerekiyordur… Ben de ne yapmışımdır? Sayın Fırat’ın adıyla idare edeyim, demişimdir.

 

‘Mir’in anlamı tahmin ettiğim gibi çıkmıştır; ancak, TDK’nin dediğine göre, insan ismi olarak kızlara konurmuş; bunu okuyunca, sanırım bir düzeltme yaparlar, diye düşünmüşümdür.

 

‘Mehmet’ ile ‘Fırat’ı herkes gibi ben de biliyordum: onları geçmişimdir…

 

Peki, ‘Dengir’ ne demektir? Aramış taramış bir yanıt bulamamışımdır; ama bu ad için www.ismididikle.com ’a göz atanların zararlı çıkmayacaklarını görmüşümdür.

 

Notumdur: İlle de bu sözün anlamını öğrenmeliyim, diyen olursa, bunun için dengirmir@tbmm.gov.tr ya da dengirmir@akparti.org.tr ’ye bir ileti yollayıp sorsun. Bu arada, Sayın Fırat’a, partisinin ve TBMM’nin genelağ yerinde yer alan özgeçmişlerindeki doğum yeri ile doğum tarihlerinin hangisinin doğru olduğunu da sorsun.

 

Son notumdur: Velev 1920 sürecinde Türk toplumuna Sayın Bay Fırat’ın sözünü ettiği ‘travma’ yaşatılmadı, hangi birimiz ana rahmine düşebilirdik, hangi birimizin adı sanı olurdu?!… Olmayan Türkiye Cumhuriyeti’yle hangi birimiz hesaplaşmaya kalkardık? Ve, takvimler 28 Haziranları gösterdiğinde, ‘İzmit’in kurtuluşu’ diye bir bilgi olur muydu yapraklarında?

 

Evet, yarın 28 Haziran; İzmit’in kurtuluş günü kutlu olsun!

 

 

İnal Karagözoğlu

 

27 Haziran 2008

 

 

____________

¹ travma: ruhb. Daha çok bireyin gerektiği gibi bir tepki gösteremediği, üzerinde durduğu halde çözüme kavuşturamadığı, dolayısıyla bilincin dışına ittiği yaşantı.

² mir: Far. Bey, bay; kumandan; emir, prens, hükümdar; baş, amir.

 

© 2008 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.