Enkırmenlerimiz Bu İşe Ne Der?

Türk Dil Kurumu'nun Çalışmaları

 

 

6 Mayıs günü basın-yayında ‘neşeli’ bir haber vardı: Dil Kurumumuz’un (TDK’nin) habercilerin kullanmasını önerdiği kimi sözcüklere ilişkin bir haberdi bu. ‘Neşeli’ diyorum, çünkü, ‘alaya alınan’ demek elimden gelmiyor… Evet, haberin içeriği açıkça alaya alınıyordu; özellikle de tevelerimizde…

 

Haberin özü ise şuydu: TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, gazetecilerin, kullandıkları Türkçe sözcüklerle topluma örnek olması gerektiğini belirterek bu düşünceyle, Türkçe karşılıkları olmasına karşın basın-yayında çokça kullanılan yabancı sözcüklerin yer aldığı bir kılavuz hazırladıklarını duyurmuş. Akalın, “Medya çalışanlarınının duyarlılığı ile hedefimize ulaşacağımızı düşünüyorum” demiş.

 

Hemen birkaçına göz atıyorum TDK’nin salık verdiği sözcüklerin:

 

afiş: ası

ajanda: andaç

aktivite: etkinlik

aktüel: güncel

amblem: belirtke

ambulans: cankurtaran

amortisman: yıpranma payı

anarşi: kargaşa

arşiv: belgelik

asparagas: uydurma

aspiratör: emmeç

atölye: işlik

avans: öndelik

banknot: kâğıt para

basketbol: sepet topu

baypas: köprüleme

cd: yoğun disk

depozito: güvence parası

etik: töre bilimi

fabrika: üretimevi

finanse: akçalanmış

first lady: başbayan

fitness: sağlıklı yaşam

fuel oil: yağ yakıt

garanti: güvence

idealist: ülkücü

ipotek: tutu

otizm: içe yöneliklik

terörist: yıldırıcı

türbülans: burgaç

voleybol: uçan top

zapping: geçgeç

 

*

Benim izlediğim tevede, haberci, sokaktaki ahaliye bu sözcüklerin ne demek olduğunu sorarak aldığı olumsuz tepkilerle haberi süslemişti aklı sıra…

 

Bu sözcüklerden en çok da başbayan güldürdü milleti. Oysa, geçmişimizde kadınefendi diye bir sözcüğümüz vardı… Kadınefendi, padişahın karısına verilen addı; ileride padişah olma hakkına sahip olan şehzade(n/ler)in annesine de valide sultan denirdi. Pek çok kimsece bilinen bu bilgileri şunun için yineliyorum, ilginçtir, TDK’nin pek yerinde olan bu önerisi, benim denk geldiğim yaşını başını almış bir anchormance bile hafife alındı. Oysa, anchorman (enkırmen) dediğin, genel bilgi düzeyi yüksek olan radyo-tv yorumcusu anlamında kullanılıyor. Acı bir durum.

 

Öte yandan, kuşkusuz, TDK’nin önerdiği bu sözcükler tartışılabilir. Ben, birkaç şey söylemekle yetineceğim:

 

Öncelikle şunu belirteyim, örneğin, uçan top, sepet topu, tutu, ….. sözcükleri çokça zamandır sözlüklerde yer alıyor zaten… Şunu da eklemeliyim, uçan top ile sepet topu, TDK’nin 1979 tarihli Türkçe Sözlük’ünde bileşik sözcük olarak verilmiş. TDK, resmi devlet kurumu olalı beri bu bileşik sözcük tanımlamasını tu kaka ilan etmiş durumda; onun yerine, anlamsız bir inatla birleşik sözcük diyor. Ve demekle kalmıyor, bir de, bileşik sözcük niteliğindeki sözcükleri bitişik yazmama yoluna gidiyor.

 

İkincisi, bu listedeki yabancı sözcüklerin çoğu, kullanılagelen Türkçe karşılıkları olmasına karşın, kimi ‘bilgiç’ geçinenlerce taşınmıştır dilimize… Ve bunların başında da enkırmenler geliyor. Milletin kulağı, bu laflara iyicene alıştırıldı; teve haberinde gördüm: şimdi insanlar bu Türkçe sözcükleri hem bilmiyor hem anlama çabası göster(e)miyor. İşin en acı yanı, insanlar dalga geçiyor bu kendi dilinden sözcüklerle!

 

*   *   *

Evet, 6 Mayıs 2008 günü basın-yayında ‘acı’ bir haber vardı…

 

Kutlu olsun! Küreselleşme yolunda büyük adım atmışız…

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 7 Mayıs 2008

 

 

 

© 2008 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.