Magazine Takılmanın Sakıncası

Sorunsal Bir Durum

Son günlerin olayları mideme vurdu. Ben de tuttum, kendimi hepten magazin haberlerine kaptırdım. Her an her yerde bulunuyor bunlar: en baba gazetelerden en devlet ciddiyetine sahip tevelere kadar… Özel dergiler de var bu konuda, ama dediklerim yetiyor şimdilik.

Magazin, malum, “çoğunluğu ilgilendiren türlü konulardan söz eden, bol resimli yayın” demek. ‘Çoğunluk’ da, ‘halk, ayaktakımı’ dedikleri… Ama magazinin en sıkı düşkünleri ‘başlar’dır, o başka… Bu meraklarını gizli gizli tatmin ederler ya da türlü çeşitli açıklamalar eşliğinde izlerler bunları… Örneğin, “Pek merak ettim, daha daha ne gibi seviyesizlikler olacak diye; onun için bakıyorum” derler.

Magazine takılmanın sakıncası, bence ne seviyesizliktir ne de meviyesizlik; çığrından çıkmış bulunan dil meseleleri pek boldur bu yayınlarda o kadar… Bunlarla başa çıkmaya koyulurum, bu da bayağı bayağı yorar beni… Alın işte, http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=12046&p=4&rid=4369 adresinde çıkan şu habere bakın bir:

AJDA’YA EKRAN VE SAHNE YASAĞI

“Ajda Pekkan’a 1 milyon dolar’lık sözleşme imzaladığı Polisan firmasından bir dizi yasak geldi.Temmuz ayında firmanın sponsorluğunda konser verecek olan sanatçı bu konserden önce hem herhangi bir mekanda sahneye hem de ekrana çıkamayacak. Adının aşk dedikodularına karıştığı Polisan Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Bitlis’in getirdiği yasağı uyan Pekkan, gelen bütün teklifleri reddediyor. Firmanın konser görüntülerinden oluşturulacak DVD’leri piyasaya çıkaracağı ve satışları etkilememesi için böyle bir karar aldığı öğrenildi. Pekkan, bu nedenle Sadri Alışık Ödül Töreni’nden gelen teklifi de reddetti.”

İyi…  Pek üzüldüm yani.

Ama asıl mesele, basınımızın da yayın kuruluşlarımızın da böylesi dil bozukluklarından nasıl kurtulacağı… Ortada önemli bir sorunsal olgu var.

  

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 4 Mayıs 2008

© 2008 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.