Sinema Yazıları

 

sinemada.jpg 

Üç

 

Şirket’in Sinemaları…

 

 

Sinema Yazıları’nın bundan önceki bölümünde, dostum Behiç Köksal’ın sinema makinistliği anılarını öykülediğimden söz etmiştim.  Behiç Bey (Behiç Abi), anıları arasında, Ankaralılar’ın şirket sinemaları dedikleri sinemalardan da söz etmişti uzun uzun. Özetle, “Şirket’in 1935 yılında 3 sineması vardı: Kulüp, Sus, Yeni. 1940 yıllarının başlarında Sümer Sineması’nın katılmasıyla Şirket sinemaları 4’e çıktı; Ankara Radyosu’nun tanınmış sunucularından Sait Çelebi, l946’da (?) hizmete soktuğu Ankara Sineması’nı, bir süre sonra Şirket’e sattı; böylece, Şirket’in 5 sineması oldu” demişti. Şirket dediği, İş Bankası’nın bir katılımıymış…

 

Şirket sinemaları tanımlaması ilgimi pek çekmişti, hele de bir bankanın sinema işleriyle uğraşması… Behiç Abi’ye sormuştum, nedir bu, diye; ancak, onun verdiği sınırlı bilgiler belgelere dayanmıyordu, üstelik doyurucu da değildi. Ben de bu konuyu bir süreliğine unutmaya karar vermiş, asıl işime koyulmuştum.

 

Kitabımın¹ çatısı ortaya çıkar çıkmaz, şirket sinemaları, perdenin önüne fırlayarak “biz buradayız” demeye başladılar… Başı şirket sözü çekiyordu; kışkırtıcı oydu.

 

Şirket?

 

Behiç Bey, başta söylemiştim, şirket sinemaları tanımlaması bağlamında İş Bankası’nın da adını anıyordu. Araştırmama işte bu noktadan başlamalıydım. Önce, telefonle Banka’nın (TİB) o tarihteki Halkla İlişkiler Grup Müdürü Şebnem Erverdi’ye ulaştım. Sayın Erverdi kimi özet bilgiler verdi; kaynağı, TİB’in kuruluşunun 75’inci yılı dolayısıyla 2001 yılında yayımlanan Türkiye İş Bankası Tarihi adlı kitaptı. Sayın Erverdi, konuşmamızın hemen ardından bu kitabı edinmemi de sağladı.

 

Türkiye İş Bankası Tarihi, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı tarafından ‘kurum tarihi projeleri’ kapsamında hazırlanmış ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın bir yayını olarak çıkmıştı.

 

Şirket’e, şirket sinemalarına ilişkin bu kitaptan edindiğim bilgiler şöyle:

 

● Kemal Atatürk, 26 Ağustos 1936 tarihinde yaptığı bir konuşmada, “İş Bankası kurumu, Cumhuriyet tarihinde ekonomi bakımından başlı başına yer alacaktır. Bu kurum, naçiz bir servetin bile ekonomik hayatta ferd menfaatlerine hasrolunmayıp ulus menfaatine hasredilmesinden çıkabilecek olan büyük neticeleri, az bir zamanda ve bahusus yepyeni bir devlet kuruluşunun türlü inkılap güçlükleri içinde âlemşümul bir surette fi’len göstermiştir” diyor. (Atatürk’ün bu sözlerini bugünkü Türkçeye şöyle çevirebilirim: “İş Bankası kurumu, Cumhuriyet tarihinde ekonomi bakımından başlıbaşına yer alacaktır. Bu kurum, önemsiz bir varlığın bile ekonomik yaşamda bireylerin yararlarına değil de ulus yararına kullanılmasından çıkabilecek olan büyük sonuçları, az bir zamanda ve özellikle de yepyeni bir devlet kuruluşunun türlü dönüşüm güçlükleri içinde evrensel bir biçimde eylemli olarak göstermiştir.”)

 

● Türkiye İş Bankası, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ‘çocuğu’ olarak hayat bulmuş bir kurum. Servet-i Fünun dergisi, Banka’ya ayırdığı Eylül 1928 tarihli özel sayısında, “Türkiye İş Bankası cumhuriyetin çocuğudur” diyor.

 

● K. Atatürk, 1924 yılının Mayıs ayında, Mübadele, İmar ve İskân Bakanlığı’nda görevli olan Celal Bayar’a ‘bir milli banka kurma’ düşüncesini açıyor. Bayar, Doyçe Oryentbank’ın eski memurlarındandır. Ve K. Atatürk, Bakanlar Kurulu’nun aynı ay yaptığı bir toplantıda da, ‘vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan doğruya itibar ve itimadından doğup meydana gelen, tam manasile modern ve milli bir banka kurma’ kararını bildiriyor ve kurulacak bu yeni kuruma ‘İş Bankası’ adını veriyor. (Cemal Kutay’ın, 1939’da yayımladığı ‘Celal Bayar’ adlı kitabının 1’inci cildinde anlattıklarından.)

 

● İş Bankası’nın kurucu genel müdürü Celal Bayar, 11 Mayıs 1982 günü, o tarihte Banka’nın kültür ve sanat danışmanı olan eski yönetim kurulu üyelerinden gazeteci İbrahim Cüceoğlu’yla Türkiye İş Bankası’nın süreli yayınlarından iç yayın organı İş Dergisi için yapılan görüşmede, Banka’nın kuruluşuna ilişkin anılarını anlatırken şunları söylüyor: “Biz bismillah dedik işe koyulduk. Atatürk, ‘Git Osmanlı Bankası’ndan 250.000 lirayı al, bu işe başla!’ dedi.”

 

● Atatürk’ün Celal Bayar’a, “Git Osmanlı Bankası’ndan al” dediği 250.000 lira para, Ulusal Kurtuluş’un bunalımlı günlerinde Hint Müslümanları’nın (bugünkü Pakistanlılar’ın) kendi aralarında toplayıp Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği paradır:

 

- Hint Müslümanları, 250.000 lirası Türk Ordusu’na, 250.000 lirası da Mustafa Kemal Paşa’nın kendisine olmak üzere toplam 500.000 lira göndermişlerdi.

 

- Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz’un öncesinde gelen bu paranın tamamını Maliye’ye vermişti.

 

- Kurtuluş’tan sonra, bu paranın Gazi’ye ait olan miktarı kendisine geri verilmişti; Mustafa Kemal de bu 250.000 lirayı, o tarihte ülkede ulusal bir banka olmadığı için Osmanlı Bankası’na² yatırmıştı.

 

● Türkiye İş Bankası, genç Cumhuriyet’in kültür yaşamına da katkıda bulunuyordu. Bu katkılardan biri de, Ankara Sinema İşleri Limited Şirketi’nin kurulmasıdır. Bu şirket, İş Bankası’nın toplumun kültür yaşamına dolaylı katkılarından biri olarak Banka’nın paydaşlığıyla 1933’te kuruldu ve İş Bankası’nın paydaşlığı 1982 yılında sona erdi.

 

● İş Bankası’nın film ve sinema işletmeciliği alanında kurdurduğu bir ortaklık da FİTAŞ. Açık adı Filmcilik Türk Anonim Şirketi olan FİTAŞ’ın kuruluş öyküsü şöyle:

 

- İstanbul’da filmcilik ve sinemacılık yapan İpekçi Kardeşler firması bir süre sonra batma durumuna geliyor.

 

- İpekçi Kardeşler, T. İş Bankası İstanbul Şubesi’nin müşterilerindendir ve bu şubeye borcu vardır.

 

- Banka ile İpekçi Kardeşler arasındaki bir ilişki de, İpekçi Kardeşler’in, Banka’nın ortaklıklarından Ankara Sinema İşleri Ltd. Şrt.’ne film sağlıyor olmasıdır.

 

Evet, İpekçi Kardeşler firmasının zorda kalması üzerine Banka, 1937 yılında, paylarının % 98’ine sahip bulunduğu Türk Tecim Anonim Sosyetesi ile İpekçi Kardeşler’in paydaşlığında FİTAŞ’ı kurar. Böylece, Türkiye İş Bankası, Ankara Sinema İşleri Ltd. Şrt. ile Saray Ltd. Şrt.’nin işlettiği sinemalara düzenli olarak film sağlama olanağına da kavuşmuş olmuştur.

 

Burada belirtmek istediğim iki şey var:

 

Birincisi, Türkiye İş Bankası’nın Ankara’daki Ankara Sinema İşleri Ltd. Şrt.’ne benzer biçimde İstanbul’daki bir katılımının da Saray Ltd. Şrt. olduğunu sanıyorum. Türkiye İş Bankası Tarihi’nde bu sanımı doğrulayacak bilgi bulamadım.

 

İkincisi, Türkiye İş Bankası Tarihi kitabının 10 numaralı ekinde sıralanan Banka’nın katılımları arasında Toros Ltd. Şrt.’nin de yer aldığı görülüyor. Bu ortaklığın çalışma alanı, Ankara Sinema İşleri Ltd. Şrt.’yle aynı: hizmet-diğer. Bu ortaklıkla ilgili bundan başka tek bir bilgi de, yine bu kitaptaki şu satırlarda: “İş Bankası’nın iştirak politikasında 1940’lı yılların ilk yarısında önemli bir yavaşlama gözlenmektedir. Şöyle ki, 1940-1942 kesitinde yeni bir iştirakte bulunulmamış, 1943’te Toros Limited Şirketi ile Kâğıt ve Basım İşleri AŞ’ye iştirak edilmiş, 1945’te ise …..”

 

Bu satırları okuyunca ister istemez bildiklerimi, öğrendiklerimi önce şöyle bir sıraladım:

 

- Behiç Abi, kitabımın Avare’nin önce namı geldi ve Kapılar ‘açılıyor’… arabaşlıklı bölümlerinde öykülediğim anılarında, firmasının adı kısaca Toros olan ve Hindistan’dan, Uzakdoğu’dan film getiren yine Toros adındaki bir filmci ile bu Toros firmasının getirdiği Avare filminden söz ediyor.

- Burada ilginç olan durum şu: Büyük Sinema, ilke olarak, Türkçe olan ya da Batı’dan olmayan filmleri göstermediği halde, Toros’un bu Avare filmine kapılarını açmış, daha doğrusu, açmak durumunda kalmış. Bunda, Büyük Sinema’nın o tarihteki müdürü Sadrettin Duysak’ın da önemli payı olduğu anlaşılıyor.

- Sinemacılık çevrelerinde Sadri Bey diye bilinen Duysak, çalışma yaşamının büyük bölümünü İstanbul piyasasında geçirmiş olan tanınmış bir kişi ve Toros’la tanışık olduğu biliniyor.

- Sadri Bey’in, Türkiye İş Bankası’nın İstanbul’daki bir katılımı olan Saray Ltd. Şrt. dolayısıyla bu şirketle kardeş şirket olan Ankara’daki Ankara Sinema İşleri Ltd. Şrt.’nin yöneticileriyle tanış olduğunu ve onlarla iyi ilişkiler sürdürdüğünü sanıyorum.

 

Sonra da, bütün bu sıraladıklarıma bakıyorum ve İş Bankası’nın katılımları arasında adı geçen Toros Ltd. Şrt.’nin, Avare filmini getiren Toros firması olma olasılığı bana pek uzak gelmiyor.

 

*

Yukarıda sunduğum bilgilere ulaşmamda, T. İş Bankası Halkla İlişkiler ve Kültür İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mete Uğurlu ile başlarda adını andığım Halkla İlişkiler Grup Müdürü Şebnem Erverdi’nin katkıları büyüktür. Sayın Uğurlu ve Sayın Erverdi, ancak saatlerle ölçülebilecek denli çok kısa bir sürede sorularımın yanıt bulmasını sağladılar. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Öte yandan (ve başta), İş Bankası’nın eski mensuplarından ve Anadolu Hayat Sigorta’nın eski genel müdürlerinden Sayın Hasan Eskil’e de yardımları için teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Eskil, ‘Şirket’in sinemaları’na ulaşmamda bana en kısa ve doğru yolu gösteren rehberim oldu.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 3 Mart 2004

 

 

________________________

¹ Ankara’da Sinemalar Vardı…

 

² Osmanlı Bankası (Bank-ı Osmani-i Şahane [Osmanlı Bankası]), 1863 yılında İstanbul’da yabancı sermayeli bir banka olarak kuruldu. Osmanlı Devleti’ne borç para vermek amacıyla kurulan Banka’nın eşit konumdaki sahipleri, 1856’da ‘Ottoman Bank’ adıyla bir ticaret bankası olarak kurulmuş olan İngiliz sermayeli banka ile bir Yahudi bankacılar ailesi olan Fransız mali grubundan Rothschild Ailesi’ydi*. Ottoman Bank’in Rothschild Ailesi’yle iş ilişkisi, Banka’nın 1862’de bu aileden borç almasıyla başlamıştı.

 

Osmanlı Bankası, Kurtuluş Savaşımız sırasındaki bu niteliğiyle ulusal bir banka değildi.

 

* Aşağıdaki iki bağlantı meraklısı için bir ‘giriş’ olabilir:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Bankas%C4%B1

http://kitap.antoloji.com/dunyanin-gizli-seckinleri-rothschild-ailesi-kitabi/

 

(Son Güncelleme: 290115)

 

© 2004.08 İK

{lang: 'tr'}

3 Yorum

  1. İLGİLİK » Sinema Yazıları said,

    Mart 2, 2008 at 15:59

    [...] özel sayısında, “Türkiye İş Bankası cumhuriyetin çocuğudur” diyor. (bkz. Sinema Yazıları/3 -Sirket’in Sinemaları [...]

  2. İLGİLİK » 59 Yıl Önce Ankara said,

    Mart 3, 2008 at 00:35

    [...] özel sayısında, “Türkiye İş Bankası cumhuriyetin çocuğudur” diyor. (bkz. Sinema Yazıları/3 -Şirket’in Sinemaları [...]

  3. İLGİLİK » Ankara’dan Geçmişe Gömülmüş Küçük Bir Kesit said,

    Mart 3, 2008 at 00:57

    [...] özel sayısında, “Türkiye İş Bankası cumhuriyetin çocuğudur” diyor. (bkz. Sinema Yazıları/3 -Şirket’in Sinemaları [...]

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.