Tarihin Yazmadığı Bir Olay

  

AB AB Diye Yanıp Tutuşurken…

Mustafa Kemal’in 6 Mart 1922 tarihinde TBMM’de yaptığı konuşmadan bir alıntı:

“Efendiler,

Bir şeyin zararıyla, bir şeyin imhasıyla (yok edilmesiyle) yükselen şeyler, bittabi (doğal olarak, elbette) o şeyden zarara uğrayanı alçaltır. Hakikaten (Gerçekten de) Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti (durumu) düzeltmek için Avrupa’dan nasihat (öğüt) almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine (amaçlarına) göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler (anlayışlar > düşünceler > görüşler) belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin (yabancıların) nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.”

*

Bugün içinde bulunduğumuz durum, yorum gerekmeyecek denli açık değil mi?

“O dönem başkaydı” diyenleri duyar gibi oluyorum. Peki, o günlere nasıl gelmişti koca Osmanlı?!…

Ve, AB’ye girmeye çalışmak mı AB’ce çağrılmak mı? Soru da sorun da bu…

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 7 Mayıs 2006

______________
Not: Ar. ‘emel’ sözcüğünün dilimizdeki karşılığı tek bir sözcükle ‘amaç’tır; evet ama, bir de açıklamasına bakalım: “Gerçekleştirilmesi zamana bağlı güçlü istek.” Peki, ‘plan’ nedir, bakalım sözlükler ilk akla gelen anlamından başka bu sözcük için daha neler diyor: “Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen; (mecaz) düşünce, niyet, maksat, tasavvur.”

Kaynak: Vikisöz (aşağıdaki bağlantıyı kopyalayarak açınız)

http://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk/Genel_konular

© 2006 İK   

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.