Adres: Darfur, Sudan-Afrika/Dünya

 

Kod: 1.15.24

 

 

Ülkeyi saran çalkantılı ‘örtü’yü aralayıp başımızı Sudan’a çevirmeyi denesek mi? Öyle pek uzak bir yer değil… Hani Cumhurbaşkanımız’ın Ocak ortalarında gittiği Mısır var ya, işte o ülkenin  güney komşusu. 1956’da İngiliz cetveliyle çizilmiş bir sınır ayırıyor onları. Sınır dediysem, Allah’ın çölünde sanal bir çizgi sanki… Adamlar, neye göre ve nasıl becermişlerse tam da 22° kuzey paraleliyle öpüştürmüşler çizdikleri ‘şey’i.

 

Bu ülkenin batısında Darfur denen bir bölge var. Başkent Hartum’a en yakın noktası yuvarlak hesap 550, en uzak noktası bin 300 km uzaklıkta olan koca bir bölge. Ülkenin beşte birini kaplayan, yaklaşık 500 bin km²’lik çağcıl bir cehennem Darfur.

Dünyamız’ın başsorunlarından biri kuraklık… Darfur, bu olgunun öldürücü etkisiyle ta 1985’te karşılaştı: açlık. Bunu fırsat bilen güçler, tamamı Müslüman olan bölge halkını sen-ben kavgasına itmekte gecikmedi. Sonuç: iç savaş.

Saptırmalar…

Çağımız için yapılan bir tanımlama var: ‘bilgi çağı’. Aldatmacadan öteye hiçbir anlamı olmayan bir laf bana göre… Özgür olunmayan bir ortamda bilgi de tutsaktır. ‘Yeni dünya düzeni’nde dünyayı yönetmeye soyunanlar ‘bilgi’yi de yönetiyorlarsa, ‘bilgi çağı’ndan söz edilebilir mi?  Bilgiyi elinde tutanlar kimler bugün? Kaç ‘devlet’? Kaç ‘aile’? Kaç ‘ortaklık’? 1, 15 ve 24 mü? Bu soruları yanıtlamadan olanları/olacakları anlayabilir miyiz?

2003 yılında denetlenemez duruma sıçrayan bu iç savaşta, geçen yılın ortalarına gelindiğinde, üç yüz bine yakın insan ölmüş, iki buçuk milyon kadar Darfurlu yerinden yurdundan olmuştu.

 sudan-cumhurbaskani-cankayada-2-21-oca-08 

Yeni dönemde Çankaya’da kurulan ilk eşli resmi sofranın konuğu, Sudan’ın Darfur’daki kıyımlardan sorumlu tutulan şeriatçı cumhurbaşkanı oldu. Tarih: 21 Ocak 2008. (Fotoğraf: images.google.com)

Dünyaya Darfur’a ilişkin haberler (‘bilgiler’) verilirken, hep, ‘olanlanların, hükümet yanlısı Araplar ile yerliler arasında yaşanan etnik bir savaş’ olduğu söylendi. Oysa, Sudan’da olanların özü, Afganistan’da, Irak’ta, Bosna’da, Çeçenistan’ta, Somali’de yaşananlarınkiyle bire bir… Özetle, Sovyetler’in 1979’da Afganistan’ı işgal etmesiyle uç veren bir süreç, süper güç sayısının bire inmesiyle birlikte ivme kazandı: bugün insanlık, bir küresel savaşla karşı karşıya… Uluslararası güç dengelerinin yeni tekniklerle ortaya koyduğu bir savaş bu.

Darfurlular’ın bu ölüp gitmelerinin başlangıç noktası 2003 yılı değil; belki yüz elli yıldır ölüyorlar: önce, ilk sömürgecilik dönemlerinde onurlarını yitirmişlerdi; ölmekten beterdi bu, ama unutturuldu… Şimdilerde, bir kandırmacanın parçası olan kardeş kavgasına kurban gidiyorlar. Bu, kara petrolün kara Afrika ’ya uzanan elinin yazıp yönettiği oyundan başka bir şey değil. Onlar, bu oyunda kendilerine verilen ‘figüran’ rolünü oynuyorlar…

Rahat koltuğumuza kurulup bir film izler gibi baktığımız bu oyunun sinopsisi* şöyle:

“Sudan’ın petrol yatakları bu ülkenin umudu olmuştur. Derken, bu yatakların Darfur’a dek uzandığı anlaşılır; günde 500 bin varil petrol çıkarılacağı söylenmektedir bu bölgedeki yataklardan. Ve işin içinde hem üretici hem de tüketici olarak Çin de vardır… Üstüne üstlük, Çin’in Afrika’daki etkinliği de artmaktadır…”

Dahasına gerek var mı?!… Hep gördüğümüz konu…

*

Hiç ilgisi olmayan bir anımsatma: kardeş kavgasında ölenlerin bugün 350 bine ulaştığı söylenen Sudan’ın cumhurbaşkanı, Ocak’ın ikinci yarısında Cumhurbaşkanımız’ın çağrılısı olarak ülkemize resmi bir ziyarette bulundu ve yeni dönemde Çankaya’da kurulan ilk eşli resmi sofranın konuğu oldu. 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 29 Şubat 2008

 

 

_______________  

* Yunanca bir sözcük olan sinopsis, bu dilde, ‘bir bakışta okunabilen’ demek. Fransızlar’ın, ‘bir olayın iki-üç sayfayı geçmeyen özeti’ anlamında kullandığı sinopsis sözcüğü, sinemacılıkta, ‘bir film öyküsünün iki-üç sayfalık özeti’ anlamına geliyor.

© 2008 İK

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.