Masal Gibi: Bir Varmış, Bir Yokmuş…

Kutlu Olsun!…

 

Bugün, 26 Eylül 2016; bugün, daha sonra ‘Türk Dil Kurumu’ adını alacak olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin[1] ‘Türkçe Kurultayı’ adıyla düzenlediği ilk genel kurulunun yıldönümü. Türk dili konusunda ilk olma özelliğini de taşıyan bu kurultay, 26 Eylül 1932 günü Dolmabahçe Sarayı’nda toplanmıştı. Toplantıya, 814’ü Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin üyesi olmak üzere 917 kişi katılmıştı. Ve o gün, bu Birinci Türk Dil Kurultayı’nın toplandığı 26 Eylül gününün ‘Dil Bayramı’ olarak kutlanması kararı da alınmıştı. 

*    *    *

Yine bir anayasa değişikliğinin konuşulduğu günlerdeyiz. Bu konudaki içtenliğin ölçütlerinden biri de, 12 Eylül 1980 rejimi tarafından Türk Dil Kurumu’na yapılmış olan darbeden geri dönülmesi olmamalı mı?

Bakalım, göreceğiz…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kısa Kollu’

T-shirt’e Bir Ad Aramak…

 

Yazı geride bıraktık, pastırma yazındayız; sonbaharın bir güzelliği de bu… Ve tişörtler de yavaş yavaş askılarından alınıp –sandığa kaldırıldı, diyeceğim, ama artık sandığı olan aileler pek kalmadı– dolaptaki, çekmecedeki ana yerlerine kondu… 

İnsanın işi olmayınca…

Altı-yedi yıl oluyor, Türkçe üzerine kurulu olan bir yazışmalıkta*, bu Türkçeye İngilizceden gelip yerleşmiş olan kelimeye Türkçe karşılık aranıyordu. Geldiği yerde ‘t-shirt’ biçiminde yazılan kelime, ‘T biçiminde gömlek’ diye tanımlanıp İngilizcenin Türkçede olmayan –ama özentilerine rastlanan–  iki kelime arasına kısa çizgi (-) konarak yeni bir kelime oluşturma yöntemiyle ortaya çıkmış bir söz. Besbelli, ‘T’ harfinin, kollarını iki yana açmış bir kişiyi temsil etmesinden yararlanılmış. 

Evet, şimdilik kaldırıldı tişörtlerimiz, ama en çok yedi ay sonra yine kavuşacağız onlara. Peki, tişört demeye devam mı?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bu Bir Sanrı mı?

30 Ağustos’un Arifesinde Düşünceler…

 

İnsanın beyninde beş ana lop bulunuyormuş. Lop, bir gövdebilim (anatomi) terimi. Bazı organımızın birbirinden ayrılmış olarak oluşmuş olan yuvarlak parçalarından her birine ‘lop’ deniyor; mesela, sağ akciğerimiz üç loptan oluşuyor, soldaki de iki loptan. Niye iki, dersek, yaradan o tarafımıza kalbimizi yerleştirmiş de ondan. 

Beynimizin her bir lobunun işlevleri (yaptıkları işler, görevleri) ayrı ayrı: ön lop (frontal lop), bilinçli düşünmemizi sağlıyor; yan lop (parietal lop), duygularımızla ilgileniyor; arka baş lop (oksipital lop), görme duyusuna bakıyor; şakak lobu (temporal lop), işitme, koku alma işleriyle görevlendirilmiş; ‘beyincik’ de denen serebellum lobu da duyular ile hareketlerin ilişkilendirilmesini sağlıyor, yani, duyu organlarından gelen bilgiler ile hareketlerimizi ilişkilendiriyor. “Bu lobu bozuk olanlar dengelerini sağlayamazlarmış” dersem, beyinciğin ne kadar da önemli bir organımız olduğu çok çok iyi anlaşılır. 

Bu özet bilgilere bakınca, bu bilgilerin ışığında yani, benim beynimde çok zamandır bir şimşek çakıyor: gerçekte ‘var olmadığını’ bildiğim, ama bana ‘varmış gibi’ gelen bir beyin lobu canlanıyor kafamda…

O da nedir?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Abicim, Kafa mı Buluyorsun?

Yapma, Biz Garibanız…

 

Son zamanların ortaya çıkardığı bir laf var: “aklıyla alay etmek”. Ne demek oluyor bu? Benim anladığım, “birilerini aptal yerine koymak”… Hemen moda oldu. Yazarından çizerine, sade vatandaştan akademisyenine pek çoğumuz bol bol kullanıyoruz. Niye? 1. Birilerini aptal yerine koyanlara “yemedim” demek için; 2. Birilerini aptal yerine koyanları kınamak için… 

Moda sözleri kullanmaktan sakınan bir ruh hâlim var, bu yüzden, tepede “kafa bulmak” fiilini kullandım. Argo bir söz; oturaklı da…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Tüketim Çağı Sorunu

Küreselleşen Toplum, Yalnızlaşan Bireyler… 

-Bildiri-

 

Emrah Akçay*

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir “Eeeyy” de Benden…

Nafile Feryat 

 

Eeeyy dünün ulaştırma işlerinin sorumlusu, eey bugünün bütün işlerinin başsorumlusu! 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.