‘Korporatizm’: İşi Yıkmak Olan Büyük Bir Tarikat!…

‘Biz’ Onu Çok Sevdik

 

Önceki yazımda (Ahbap Çavuş Kapitalizmi: Bir Kapitalizm Yöntemi… ‒ Size de Tanıdık Geliyor mu?, 10 Eyl. 2017 [Yayımlanışı 17 Eki. 2017 S]) ekonomi uzmanı Mahfi Eğilmez’in Ahbap Çavuş Kapitalizmi yazısını sunmuştum; yazarın dedikleri, bir süredir aklımı kurcalayan bir soruya dolaylı olarak ışık tutuyordu; ama tam aydınlanamamıştım. 

Soru şu: Nasıl oluyor da yaygın türlü yakınmalara, onca memnuniyetsizliklere rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını sürdürebiliyor? Öyle ya, hem beğenmeyeceksin, iş sandığa gelince de oraya gömmek varken, hayır, birincilikle çıkaracaksın… 

Soru olabildiğince ağır. Yanıtını almak için adım adım, sindire sindire gitmek gerek. Ben de öyle yapıyorum:

Sandığın anahtarı, ahbap çavuş kapitalizminde yatıyor

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ahbap Çavuş Kapitalizmi”: Bir Kapitalizm Yöntemi…

Size de Tanıdık Geliyor mu? 

 

Son zamanlarda kafayı iyiden iyiye taktığım bir konu var, daha doğrusu bir olgu: korporatizm…

Korporatizm, edindiğim bilgiye göre, Fransız Devrimi’nden sonra Orta Avrupa’da düşünce olarak ortaya çıkmış, daha sonra yeni korporatizm adını alarak ilk kez Mussolini’nin iktidarı döneminde İtalya’da uygulanmış ve bunun ardından da Almanya ve İspanya’daki diktatörlük rejimlerince benimsenmiş. Korporatizm, hepsi de tüketici olan üreticiler tarafından tüketiciler için ortaya konan düzenli bir üretim biçimi… Bu üretim biçimi, bir yandan işleticiler ile işletilenler, öbür yandan da üretim ile tüketim arasındaki ilişkileri değiştirip o doğrultuda geliştirmeye yönelik bir ekonomik ve politik sistem.

Bir rastlantıyla karşılaştığım bir yazı, işte bu korporatizm meselesindeki düşüncelerimi toparlayıp açıklamamı sağlayan görüşler içeriyordu: Ahbap Çavuş Kapitalizmi. Ekonomi uzmanı yazar Mahfi Eğilmez’in (1950) bir yazısı; sanıyorum, yazarın Kendime Yazılar kitabında yer alıyor; ben, yazarın http://www.mahfiegilmez.com/ adresli blogundan okudum. 19 Mayıs 2014 tarihinde eklenmiş.

Bu yazısında neler diyor Eğilmez?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı; Mutlu Gün… Kutlu Olsun!…

“Yıldırımlar Yaratan Bir Irkın Ahfadıyız”

 

 

Daha çok Harbiye Marşı olarak bilinen Kara Harp Okulu Marşı’nın ilk dörtlüğü:

 

“Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız,

Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız,

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Evet, Okumalı, Okumalı Ama…

Nasıl Okumalı?

 

“Okumuyoruuuz!…” Önde gelen yakınmalarımızın biri de bu. İstatistikler bunu gösteriyor.

Ve, “Ah şu Harf Devrimi… Cumhuriyet’in en büyük kötülüğü bu: ecdadımızla bağımızı kesti; mezar taşlarını bile okuyamıyoruz.”

Durum acı; “milletçe mağduriyet” vaziyetleri…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Siyasetin Hâlleri

Ve Düşünceler ve Teoriler…

  

Kim ne kadar yakınırsa yakınsın ve hor bakarsa baksın, çoktandır hayatımızda ‘medya’ denen şey de var; basın-yayın… Eskiden bizde, olayları (hadiseleri, vakaları) kaydetmek için bir devlet görevlisi olarak vakanüvisler varmış, şimdi medya var; toplumun tarihi buraya bakılarak yazılacak. ‘Gelecek zaman’ kipiyle ‘yazılacak’ dedim, ama aslında tarih günü gününe yazılıyor; taze taze… Medya sayesinde işler kolaylaştı artık. Buna bir de ‘sosyal medya’yı ekleyin, tarihe geçmekten kurtuluş yok. Resmî tarih de tarih oldu hâliyle… Bu durumda, ağzından çıkanı kulağın duyacak. 

*

Vaziyet bu durumdayken bir ‘hadise’ vuku buldu: siyasetin muhalefet kanadından beklenmedik bir ses yükseldi. Bu, MHP Genel Başkanı’nın sesiydi, ve bunun üzerine kafamda, “Bahçeli neden öyle kükredi? Oysa, dikensiz gül bahçesinde gibiydiler; ‘al gülüm – ver gülüm’ gidiyorlardı” diye bir soru belirdi. Tarih, bu ayın 1’iydi. 

Soru ağırdı; paylaşarak hafifletebilirdim bu yükü. Son zamanlarda moda olmuş bir söz var, “acılar paylaştıkça azalır, sevinçler paylaştıkça çoğalır” diye, bu lafın yarısını işime gelecek biçimde “yükler paylaştıkça azalır”a çevirip dünyanın en gözde sosyal medyasının, Facebook’un (FB) kapısına vardım. Niye başka kapı değil de bu kapı? Zira, buranın yönetim sistemi, her Allah’ın günü kullanıcılarının karşısına sayfalarının tepesinde bir soru çıkarır: “Ne düşünüyorsun?” Bir gün de şaş da bunu yapma birader… Hayır, şaşmaz; inatla sürdürür aynı soruyu önlerine sürmeyi. 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dinlemeler

İç Siyasetin Dışında Gezinirken…

 

Önnot:

Yazıyı okumaya başlamazdan önce tıklayınız » https://www.youtube.com/watch?v=_eLU5W1vc8Y [*] 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.